Farklı bir pencere...

Haberin Devamı

Yaşar Okuyan evrim mi geçiriyor, yoksa kendini olduğu gibi kabul edecek bir siyasi yapı mı arıyor?

12 Eylül öncesi MHP’nin önemli şahsiyetlerinden olan Okuyan daha sonra ANAP’tan milletvekili olmuş, başarılı bir bakanlık tecrübesi ardından Hür Parti’yi kurmuş, nihayet CHP’de karar kılmıştır.

Ankara’da onun siyasi gözlemlerine güvenenler çoktur. Meydanlara bu defa aday olmadan gidiyor. İlginizi çekeceğini sandığım tahmin ve değerlendirmeleri var:

Okuyan’a göre AKP’nin oy pastasından şu an aldığı pay yüzde 33-34 kadardır. Ama gelecek kayıplara gebedir. Niye?

Çünkü seçim bildirgesinde türbanı görmemek Milli Görüş tabanında “aldatıldık” duygusu yaratmıştır. “Bir Müslümanı Çankaya’ya çıkarmadılar” yakınması mağduriyet kredisi getirmiştir ama artık terör, büyük kentlerdeki asayişsizlik, işsizlik ve yoksulluk hükmünü yürütmeye başlamış, AKP oyları düşüşe geçmiştir.

Peki iktidar partisini yüzde 40’larda gösteren anketler nereden çıkıyor?

Okuyan’a göre o anketler halkı yansıtmıyor. Amacı “herkes beğeniyor” duygusu yaratarak kararsızları AKP’ye yönlendirmek. Yani bunlar anket değil, propaganda yatırımı...

Peki 22 Temmuz’da oy dağılımı nereye varır?

Yaşar Okuyan AKP’nin yüzde 30’un altına bile ineceğini, bugün 22-23 hattında gezen CHP’nin 26-27’ye, 10,5 olan MHP’nin ise 16-17 bandına yükseleceğini tahmin ediyor.

Hatta bu tabloyu Başbakan Erdoğan’ın da gördüğünü, telâşlanarak mağdur edebiyatına ve yönlendirici anketlere sarıldığını söylüyor.

Başbakan’ın telâşı haksız değildir. CHP-MHP koalisyonu kurulursa bu iktidar ortaklığının ilk işi Başbakan ile 5-6 bakanını Yüce Divan’a göndermek olacaktır.

Hani bir ara bir şayia çıkarılmıştı: Derin devlet AKP’nin seçim zaferini engellemek için Türkiye’yi Kuzey Irak’ta savaşa sokacak, bu bahane ile seçimler ertelenecek...

Yaşar Okuyan bu şayianın AKP tarafından çıkarıldığını iddia ederek şu uyarıyı yapıyor:

“Böyle giderse derin devlete mal etmeye çalıştığı komployu AKP kendi yapmaya kalkabilir. Dikkat etmek lâzım!”

*****

Sarkozy ırkçılık kokuyor

AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Oli Rehn teselli mi ediyor, dalga mı geçiyor?

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, ilk icraat olarak Türkiye’nin AB yolu üstünde mayın patlattı ya, bu düşmanlığın yaratacağı sonuçları değerlendirirken Rehn şöyle demiş:

“Teksas ABD’ye kuruluşundan 70 yıl sonra katıldı. Türkiye de AB’ye 2017’de katılırsa 60 yıl olacak.”

Sarkozy’nin Türkiye’ye bakışı pis pis ırkçılık kokuyor. Nefreti ve intikam hedefi olmayı hak eden düşmanca bir yaklaşımdır bu.

Türk halkına karşı “Alın AB’nizi başınıza çalın” dedirtmeye yönelik bir tuzak var sanki; buna asla düşmemeliyiz.

Hedefimiz AB kalitelerine AB kırbaçlarına muhatap olmadan ulaşabilmek olmalı.

İntikamın bize yakışanı budur!

DİĞER YENİ YAZILAR