Suikast iddiasının bu kadar dal budak sarmasını çoğumuz iletişim eksiğine bağlamıştık.
“Başbakan ve Genelkurmay Başkanı topluma huzur getiren bir uzlaşmayı neden aralarında konuşup sağlayamıyorlar?” diye eleştiriler düzmüştük.
Çoğumuz şöyle düşündük:
Başbakan Yardımcısı Arınç’ın konutunun üst sokağında iki subay 19 Aralık Cumartesi günü yakalandı. Çarşamba gününe kadar meydan komploculara boş bırakıldı.
Genelkurmay o gün “Yakalanan iki subay Başbakan Yardımcısı Arınç’ı değil karargâhtan bilgisi sızdıran bir askeri personeli izliyordu” diye açıklama yaptı ama dört gün boyu inşa edilen önyargıları yıkamadı.
Bu açıklama daha önce yapılabilirdi.
Başbakan ile Genelkurmay Başkanı bir araya gelmek için haftalık olağan görüşme günü olan Perşembe’yi bekleyerek bu kadar zaman kaybetmemeliydi...
Dün yaşadığımız gelişmeler, bu hayali boşuna kurduğumuzu gösterdi.
Çünkü ilk tecrübenin dersi ile sıcağı sıcağına gerçekleştirilen uzun görüşme de umduğumuz yararı getirmedi.
MGK tam yeridir...
Cuma akşamı savcı, suikast hazırlığı yapmakla suçlanan iki subayın çalıştığı Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’nı aramak için mahkeme kararı çıkardı.
Kırka yakın polis eşliğinde gerçekleştirilen operasyon gergin bir ortamda sabaha kadar sürdü. Arınç’ın mahallesinde yakalanan iki subayın da aralarında olduğu 8 askeri personel gözaltına alındı.
Dün sabah Başbakan Erdoğan, yarın toplanacak MGK’ya hazırlık olmak üzere kurul üyesi bakanlarla bir araya gelmişti.
Başbakanlık Konutu’ndaki toplantıya 11.30’da Orgeneral Başbuğ da katıldı.
Bu görüşme olayın birinci perdesinde ihmal edilen bir gereğin şimdi yerine getirilmesi demek oluyordu ama hayal edilen mucizeyi gerçekleştirmedi.
Çünkü üç saat süren görüşme ardından Başbakanlık kısa, ruhsuz, asık suratlı bir açıklama yayınlamakla yetindi.
Demek ki üç saatlik görüşmenin bile çözemeyeceği önemde ciddi bir sorun var ortada!
Bir numaraya yükseltilen ihtimal, suikast hazırlığı yapıldığıdır. Suikast şüphesini haklı kılacak sebepler, kanıtlar var mı elde? Şu anda yok ama aranıyor.
İkinci ihtimal, iktidar kanadının ya suikast paranoyasına kapıldığı veya bu gerginlikten siyasi rant üretmeye çalıştığıdır.
Bunu hak etmiyoruz
Yarınki Milli Güvenlik Kurulu, toplumun muhtaç olduğu rahatlamayı getirmelidir.
Basiretsiz yöneticilerin ceremesini toplumlar çekiyor. Ama yeter artık.
Bu gerginlik ve güven krizinin zehirli ürünü olan umutsuzluk ülkenin havasını yaşanmaz hale getirdi. Çözümsüzlük kabul edilemez çünkü halka saygısızlıktır.
Toplum pençesine düşürüldüğü şüphe ve karamsarlıktan kurtarılmalıdır.
İnternet’te çıkacağınız küçük bir gezi, halkın bu olaydan sadece rahatsız olmadığını yönetenlerden farklı olarak çarelere de kafa yorduğunu gösteriyor.
Mesela şu bana ilginç geldi:
Genelkurmay o iki subayın Arınç’ı değil dışarı bilgi sızdıran bir askeri personeli izlediğini açıklamış fakat bu bilgi AKP katında pek inandırıcı bulunmamıştı ya...
Şimdi birileri, Arınç’ın evini merkez alan 150-200 metre yarıçaplı bir daire içinde kaç Genelkurmay çalışanı oturuyor ve gizli bilgilere erişim yetkisine kaçı sahiptir; araştırabilir. Bunu savcı da yapabilir.
Ülkeyi yönetenler halka yaşattıkları cehennem azabını bitirmek zorundadır!
Ey basiret!
Haberin Devamı

