Yaratıcılık, anlayış ve güçlü bir siyasi irade birleştiği zaman "dağlar, yerinden oynar"..
İşsizlik Türkiye'nin en büyük sorunu. Bu sorun, göç gibi, asayişi bozan suçların artması gibi başka sorunlar da üretiyor. Ve mutlaka yenilmesi gerekiyor.
Başbakan Erdoğan sık sık şunu söylüyordu:
"Her sanayici bir kişiyi işe alsa işsizlik kalmaz.."
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yönetimi de işgücü maliyetinin yüksekliğinden şikâyet ediyordu.
Bu kutupların çıkardığı kıvılcım hayalle gerçek arasında birleştirici bir kaynak etkisi yarattı.
TOBB yönetimi "Biz buna varız" dedi, "ama iktidar da fedakârlığa ortak olsun.."
1. Ocak ayından itibaren alınacak olan yeni işçilerden kesilecek gelir vergisi iki yıl ödenmesin;
2. Bu işçilerin işverence ödenmesi gereken SSK payı ve işsizlik sigortası primleri yine iki yıl Hazine tarafından karşılansın.
Teklif kabul edildiği takdirde TOBB tüm üyelerini yeni yılda en az bir işsize iş vermeye mecbur tutacak.
Bu bir anda 1 milyon 200 bin işsizin kurtulması demektir.
Şimdi hükümet hesap yapıyormuş.. Yeşil kart, sosyal dayanışma fonu desteği gibi uygulamalar nedeniyle işsizlerin zaten devlete bir maliyeti var.
TOBB'nin önerdiği şartların faturası o maliyetle kıyaslanacak ve karar verilecekmiş..
Hiç vakit kaybedilmesin.
AKP'nin geleneğinde fakire yardım yalnız ibadet değildir. Manevi tatmin yanında partiye oy getirdiği için siyasi menfaat da sağlar. Partideki tutucular şimdi "Bir kaynak yaratılacaksa, eskisi gibi fakirlere doğrudan yardım olarak dağıtalım" diye tutturabilirler, dikkat..
Türkiye bir sosyal devlettir.
Sosyal adalet, sadaka vererek sağlanmaz.
Sosyal adaleti gerçekleştirmenin en onurlu yolu, istihdam sağlamak, işsizlere iş imkânı yaratmaktır.
Hükümet "olur" kararını gecikmeden vermelidir.
Nasıl uyuyabiliyorlar?
İktidar, İmar Bankası'nda batan paraları, 50 milyarlık garanti sınırını da kaldırarak ödedi.
Sadece Hazine bonosu ile dolandırılanları harcadı.
Bir yılı aşkın süredir 20 bini aşkın aile kahır bulutları altında yaşıyor. Çoğu çocuklarını paralı okullardan aldı, dershaneye gönderemiyor, evlerinde hiç kahkaha duyulmuyor.
Devleti dava etmişler, mahkeme koridorlarında sürünüyorlar. Düne kadar küçük bir "belki"den bahsedilebilirdi. Ama IMF zoru ile yabancı bankacılara yaptırıları "İmar Bankası Araştırması" nın raporu açıklandıktan sonra artık iktidarın inadında hiçbir şekilde iyi niyet aranamaz.
Yabancı uzmanların raporu, tüm kusurun BDDK'da olduğunu tespit etmiştir. Mahkemeler elbette bu raporu delil sayacak ve eninde sonunda adalet, bonozedelerin haklarını teslim edecektir.
İktidarın 22 bin aileye bu eziyeti boşu boşuna niçin çektirdiğini merak ediyorum.
Din, iman, kul hakkı üstüne sürekli iyi ahlâk nutukları çekenler, bu gerçeği bile bile nasıl uyuyabiliyor, onu da çok merak ediyorum..
Evet.. Evet..
Yaratıcılık, anlayış ve güçlü bir siyasi irade birleştiği zaman "dağlar, yerinden oynar"..
Haberin Devamı

