Evet! Evet!

Kıbrıs'taki iki küçük devletin başkanları geleceği reddediyorlar

Haberin Devamı

Kıbrıs'taki iki küçük devletin başkanları geleceği reddediyorlar.

İkisi de kararlarını açıklarken gözyaşı döktü. Duygusallık mı, yoksa su kaybının artırdığı bir kuruma ve katılaşma mı?

Barışa ve uzlaşmaya muhalefet olduğuna göre ikincisi.

Nasıl oluyor, hangi sebebe dayanıyor; anlaşılır gibi değil..

İki tarafın da kaybettiği pazarlık olamaz. Bir tarafın verdiği ötekinin kazancıdır ve uzlaşma bu kazanç-kayıp dengesinde kurulur.

Annan Planı'nda da öyle olduğuna göre demek ki Denktaş ve Rum yönetimi lideri Papadopulos sadece vermek zorunda kaldıkları tavizlere esir olmuşlar.

İki devlet başkanı da, kendilerinden büyük bir bütünün parçası olmayı kabullenememiş..

Geçmiş-gelecek
İki kurucu devletin oluşturduğu Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nde egemenlik paylaşılacaktır. Barışın vaat ettiği daha iyi bir gelecek "Küçük olsun, benim olsun" diyen devlet başkanlarının gözü yaşlı direnişlerine feda edilebilir mi?

Düşmanlık ve güvensizlik, Kıbrıs halklarının ve bölgenin iki büyük ülkesinin kaç yılını daha israf edecek, onları gerginlik ve çatışmalara mahkûm edecek?

KKTC Başbakanı M. Ali Talât dün "Onlar geçmişi yaşıyor, biz geleceği arıyoruz" dedi.

Denktaş ve Papadopulos'un nefret ve güvensizlikle malûl kişilikleri sağduyuyu temsil edemez.

Barışa ulaşmayı ancak geçmişi bilen fakat ona esir olmayan genç kuşaklar başarabilir.

Kıbrıs sorununu onlar çözeceklerdir.

Eski savaşçıların direnişi, kendileri için talihsiz de olsa referandum öncesinde yeni kuşakların doğruyu bulmalarına yardım edecektir.

Denktaş'ın ve Papadopulos'un muhalefetleri, iki tarafta da "evet" cephesinin güçlenmesine yardım edecektir.

Bu fırsat kaçmaz
Rumlar ne derse desin, Türk tarafı Annan Planı'na "evet" demelidir. Çünkü ilk kez dengeli bir çözüm ortaya çıkmıştır. Şimdiye kadar hep yanlannda gördükleri uluslararası camianın bu defa tarafsız ve adaletli davranması Rumları şaşırtmış olabilir.

Fakat onlar da "hayır"ın kendilerine Türk tarafına kıyasla daha ağır bedeller ödeteceğini göreceklerdir.

Plan ilerde hiç hesaba katılmamış zorluklar çıkarabilir, doğru.. Ama Kıbrıs ipoteğinden kurtulduktan sonra manevra etkinliği artacak olan Türkiye, zorluklan aşmakta bugünküyle kıyaslanmayacak kadar güçlü olacaktır.

Türkiye ve Kıbrıs Türklüğü, önündeki tarihi şansı kaçırmamalıdır.

Ben Kıbrıslı olsaydım Denktaş'ın gözyaşlarına üzülür, ama Papadopulos'un gözyaşlarına bakınca tereddütlerimi aşarak "evet" demeye karar verirdim!

DİĞER YENİ YAZILAR