Evet barışın şansı var...

Haberin Devamı

Barış, çatışan tüm tarafların istemesi halinde varılan bir hedeftir.

Kendimizi kandırmayalım; terör örgütü ile görüşmeyi hükümetten bağımsız bir devlet kurumu yapmıyor.

Başbakan’a bağlı MİT yapıyor. İktidar sözcülerinin sorumluluğu açıkça üstlenmemeleri, olsa olsa yaptıkları iş konusunda şüphe taşıyor olmaları ile açıklanabilir.

Buna sebep yok çünkü terörü bitireceğine inanılan tüm ihtimalleri denemek hükümetin görevidir.

Terör, taşınması git gide imkânsızlaşan maddi ve manevi yıkıma sebep olmaktadır.

Millet huzur ve güven içinde yaşamak istiyor. Bunu devlet yapacak; yani devletin barışa ihtiyacı var.

Terör örgütünün de barışa ihtiyacı var.

PKK’nın elebaşıları torun bakacak yaşlara geldiler. Ayrıca Türkiye gibi bir devlete zarar verilebilir ama terör yoluyla diz çöktürülemez.

Tablo PKK’ya sürdürülebilir bir savaşın içinde olmadığını gösteriyior.

Başbakan’ın siyasi danışmanı Yalçın Akdoğan, 2012’nin PKK için hezimet yılı olduğunu savundu bir TV mülakatında.

Oysa örgüt kırsalda hakimiyeti ele geçirecek, şehir merkezlerinde insanları sokağa dökecekti.

Akdoğan “Hem kırsalda, hem şehirde kaybettiler. Bir yılda 1450 terör örgütü mensubu etkisiz hale getirildi” dedi.

İmralı, yakın tarihin en dramatik pazarlığına sahne olurken asker ve polis operasyonlarını sürdürüyordu.

Akdoğan “Şu an Lice’de (operasyon) sürüyor. 10 terörist etkisiz hale getirilmiş durumda” dedi.

İmralı’nın devreye girmesi, Kürtçü siyasetin örgütlendiği BDP’ye sorumluluk ve kişilik kazandıracaktır. Öcalan siyasetini BDP üstünden yürütecektir.

Kırda teröristlerle kucaklaşan BDP’li görülmeyecektir mesela. Sırrı Sakık “Barış görüşmelerini engellerse PKK’nın yakasına biz yapışırız” diye açıklama yaparken şov yapıyordu.

Süreç geliştiğinde bunu numaradan değil gerçekten yapacaktır.

Dün İmralı’da başlayan diyaloğun hangi engellerle karşılaşarak nereye varacağını bilmiyoruz.

Barışı çok isteyenler var ama istemeyenlerin bulunduğunu da biliyoruz. Başbakan dün ilk hedefleri açıkladı: “İstediğimiz terör örgütünün silâh bırakması mensuplarının da ülkeyi terk etmesidir” dedi.

Bu hedef için düğmeye basıldı. Ama sonunu görmek kolay değil.

Barış yolculuğunda Öcalan’a baş rol veriliyor. Öcalan bu hünere, böyle bir güce sahip mi?

Dün PKK’nın elindeki tutsak kamu görevlileri için örgüte yaptığı çağrı pazarlık şansını iyi kullanacağının işaretini verdi.

Ama kirli ticaretin parasıyla beslenmeye alışmış binlerce suçluyu yüzlerini bile görmediği bir uzaklıktan nasıl ikna edecek?

Merak ve heyecanla izleyeceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR