Sabahtan akşama Ergenekon öcüsü pazarlayıp sonra da CHP’deki değişimi kötülemek çelişkidir.
Başbakan Erdoğan’ın dün sarfettiği şu sözler, can yakan bir rakipten hınç almak iç güdüsünü dışa vuruyor:
“CHP Kurultayı, çetelere daha güçlü bir şekilde sahip çıkan neticeyle sona erdi. VTR’sinde Ergenekon olayının olduğu bir kongreden bu ülkeye ne gelir...”
Öncelikle şunu tespit etmek gerekiyor ki Başbakan’ın CHP ile Ergenekon arasında kurmaya çalıştığı bağ, küfür kastı ile ağzından çıkmış bir iftiradır.
Ergenekon’u iddianameyi yazan savcılar ve iktidar yandaşları nasıl tarif ediyorlar?
Demokratik yollardan umudunu kesen, AKP iktidarını askeri darbe ile indirmek için ülkede darbe ortamı yaratmaya uğraşan organizasyon...
CHP Kurultayı’nda gerçekleşen büyük değişim, bu ülkede iktidarı demokratik yoldan indirmenin mümkün olacağı ümidini coşkulu bir şekilde uyandırmışsa, bunu nasıl Ergenekon’un kazanımı gibi görürsünüz?
Yaşanan Kurultay, varlığı hâlâ ispatlanmamış Ergenekon’un hayal edilen amacının demokratik bir yaratıcılıkla yenilmesi ve geriletilmesidir!
Aslında Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi tüm bu eleştirilerde korkunun izleri barınmaktadır.
İktidar cenahı sözcüleri ve kalemleri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yarattığı rüzgârı ona yakıştıramıyor gibi davranıyorlar.
Çünkü biliyorlar ki CHP’deki bu mucizeyi iktidarın biriken kendi günahları yaratmıştır. Bu Kemal çıkmasa başka bir Kemal çıkacaktı!
Kurdukları korku imparatorluğunun, yoksulluk üreten yolsuzlukların halkı patlama noktasına getirdiğini, olağanüstü sayılmayacak bir siyasetçinin bile kurdukları düzeni tehdit edebildiğini görmüşlerdir.
Başbakan dün CHP’nin yeni liderini tebrik için aramayacağını söyledi.
Kılıçdaroğlu’nu tebrik edip etmemek kendi kararıdır ama CHP liderini değiştiren Kurultay ile demokrasimizin elde ettiği büyük kazanımı inkâr etmek, kadir kıymet bilmemek olur.
Bari bunu yapmasın!
İki bayram bir arada
Sırça köşkte oturanlar komşularına taş atmamalı..
Başbakan dünkü grup konuşmasında bu öğüdü birkaç kez ihlâl etti.
Mesela “Tenekeyi istediğiniz kadar altın rengine boyayın, teneke kalacaktır” dedi.
Yani Kılıçdaroğlu’nu altın rengi boyaya benzetirken CHP’ye de “teneke” dedi.
Dün telefon eden bir okuruma göre “Erdoğan tecrübesini konuşturuyor.”
Çünkü o da kendi partisi için beyaz boya kullandı fakat başarı elde edemedi.
“Ak Parti” demekle AKP ak olmadı!
Attığı taşlardan bir diğeri de, referandumun tarihi konusunda kurduğu bağla ilgiliydi.
Başbakan “12 Eylül’de inşallah iki bayramı bir arada kutlayacağız” dedi. Çünkü hem 12 Eylül anayasasının “ağırlıklı yanlışları” ortadan kalkacak, hem de bu iş darbenin yıldönümünde gerçekleşecek.
Ama dikkat... Referandumda yargı bağımsızlığının, yani rejimin oylanacağını düşünenler de var. Hatta bunlar muhtemelen çoğunluğu oluşturacaklardır.
Başbakan’ın sözleri, onlara da şöyle bir karşılık verme hakkını tanımıyor mu?
“Askeri darbenin yıldönümünde millet, sivil darbe girişimine ağır bir darbe indirecek. Biz de iki bayramı bir arada kutlayacağız!”
Etme bulma dünyası
Haberin Devamı

