Başbakan Erdoğan başarısı ile övünebilir; sonunda Baykal’ı da zıvanadan çıkardı!
Dün TV ekranında CHP lideri “İktidar olmuşsun ama adam olamamışsın” diye bas bas bağırıyordu.
Hedefi Başbakan Erdoğan’dı.
Buraya nasıl geldik biliyorsunuz:
İşsizlik ve yolsuzluklar iktidarın yumuşak karnıdır. CHP lideri her konuşmasında bu yarayı haklı olarak kaşıyor.
Nihayet Başbakan “Çaren varsa söyle uygulamazsam siyasi hayatımı bitiririm” dedi. Baykal da beklenmedik bir şey yaptı:
Krize ve işsizliğe karşı yedi tane öneri sundu.
Hepimiz siyasi tansiyonun bu adımla düşeceğini, sorunlar yanında artık çözümleri konuşmaya başlayacağımızı bekliyorduk; tabii yine yanıldık.
Başbakan “Hadi sen işine bak” dedi!
Halbuki muhalefet liderinin bundan daha önemli ne işi olabilir?
Tayyip Erdoğan, uygar tartışma istemiyor, kavga gürültü istiyor.
Çünkü kavga biterse diyalog dönemi açılacak, o zaman cevabını veremeyeceği sorular peş peşe kendisine sorulacaktır.
Kırk fırın ekmek
Asabi lider görüntüsünün kendisine dokunulmazlık sağladığından emindir!
O zırhı deldirmemek için çağrısına olumlu cevap veren Baykal’ı azarladığı gibi “Kırk fırın ekmek yesen iktidara gelemezsin” diye tahrik de etmiştir.
Bu söze CHP lideri Sinop’taki mitingden şu cevabı göndermiştir:
“Bana diyor ki kırk fırın ekmek ye iktidara gel. İçimden geçen şu.. Bak sen iktidar olmuşsun ama adam olamamışsın. Bana öyle geliyor ki kırk fırın ekmek yesen de adam olamazsın!”
Baykal Başbakan Erdoğan’ın kurnazlığını ve mücadeleye yoğunlaşma yeteneğini hafife alıyor.
Başbakan ailesinin ve yakınlarının iktidar nimetlerinden yararlanması, dünyanın her yerinde merak ve haber konusu olur.
Dikkat ederseniz Başbakan, bu konuda soru soran herkese, birey, kurum ayırmadan saldırıyor, kimilerine hakaret ediyor, kimilerine devletin gazabı ile yükleniyor.
Dikkat edin, hiç bir eleştiriye cevap vermiyor. Çünkü bu yönde oluşacak bir uygarlaşma sürecinin, korktuğu sorulara yeniden güncellik kazandıracağını biliyor.
Maganda üslubu
Batman mitinginde eski Cumhurbaşkanı Demirel’i de hedef aldı.
Geçmişte kendilerinden hesap sorulan siyasetçilerin “Dün dündür, bugün bugündür” dediklerini hatırlatırken kendisi onlara hiç benzemeyen ideal örnekmiş gibi gerçek dışı şeyler söyledi.
Oğlunun gemicik hesabını mı verdi?
Çocuklarının altın ticareti yapan büyük bir şirketin ortaklığını nasıl kazandıkları sorusuna mı açıklık getirdi?
Yoksa Deniz Feneri ile merhamet soygunculuğu yapan ahlâksızları gönül defterinden olsun sildiğini mi belli etti?
Hiç birini yapmadı, yapmayacak..
Eski Cumhurbaşkanı’nın bile konuşmasına tahammül edemiyor artık.
Demirel “Davos’un faturası mutlaka çıkar” demiştir çünkü.
“İşsizlik çamaşır makinesi dağıtarak çözülmez” demiştir.
“Halk yolsuzluklara karşı diri durmalı” demiştir.
Başbakan çok seslilik sevmiyor. Toplumu kutuplaştırarak, yoksulları bile militanlaştırarak siyaseti içi boş bir lâf yarışı küfür dozu git gide yükselen bir dalaş haline getirmek istiyor.
Baykal’ın tecrübesi onu bu tuzağa düşmekten korumalıydı, olmadı.
Dün “Bu üslup maganda üslubu, başbakan üslubu değil” dedi.
Haklı ama artık burada durmalıdır.
Çünkü Başbakan’a “adam olamamışsın” demek ve maganda benzetmesi yapmak da ana muhalefet liderine yakışmıyor!
Estağfurullah!
Haberin Devamı

