AKP kurmayları CHP liderini itibar kaybına uğratmak için “denenmiş bir yöntem” uyguluyor.
Turgut Özal’ın Başbakanlık koltuğunu bıraktığı Yıldırım Akbulut’a yapılanları Kılıçdaroğlu üstünde deniyor.
Dalgın, kararsız, güvensiz bir adam, her partinin rakip partide görmekten memnun olacağı bir lider tipidir.
Başbakan ve arkadaşları, referandumda oy verme kazasına uğrayan Kılıçdaroğlu ile uzun süre dalga geçtiler.
Bir haftadır da onun yanlış merdivene bindiği ve Van Gölü’ne Van Denizi dediği eğlence konusu yapılıyor.
Dünkü grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu, muhatap olduğu aşağılamaya zehir gibi sözlerle cevap verdi:
“Sormak istiyorum; sayın Başbakan sen bir ata bindin, atı 4 kişi tutuyordu; o beygirin üzerinden düştün. Biz sana bir şey dedik mi?
Sen ilâcını aldın ya da almadın; arabada kaldın, balyozla arabının camını kırdılar, biz sana bir şey dedik mi?
Futbol oynarken kolunu kırdın. Bildiğim top ayakla oynanır; biz bir şey dedik mi?”
Ve sonra “insanda biraz ahlâk olur, insan biraz adam olur” filân gibi sözler...
Hacivat-Karagöz
AKP’nin çürütme ve itibar törpüleme yöntemleri yakışıksız ve tahrik edicidir.
Ama ağzının payını bu şekilde verme yöntemi doğru mudur; onu da iyi hesap etmek gerekir.
Kuşkusuz CHP tabanının büyük kesimi tatmin bulacaktır ama Başbakan ve AKP sözcüleri bu lâfların altında kalmamak için çok beklemeyeceklerdir.
Çünkü onların destekçileri de arena seyircileri gibi, güç ve zafer istiyor.
Keşke hayati önemde sorunlarımız bulunmasa da seçime onun bunun açıklarıyla alay ederek, Hacivat Karagöz oyunu seyreder gibi gidiyor olsaydık.
Ama değildir. Buna rağmen dünkü polemikten medyaya en çok Kılıçdaroğlu’nun merdiven kazası ile Başbakan’ın at ve top kazaları yansıyacak, bunlar da halka doğru bir seçim yapabilmesi için yol gösterici olmayacaktır.
Kemal Kılıçdaroğlu, vermek istediği mesajların gölgede kalmaması için iletişim danışmanlarından yardım almalıdır.
Mesela dün ekonomik başarılarıyla ilgili iktidar propagandasının aşırılığı konusunda halkı uyaran, uyandıran açıklamalar yaptı.
CHP’nin “aile sigortası” projesi iktidar partisini telâşlandırmış görünüyor.
Kritik bir dönemeç
Aile sigortası projesinin imkânsızlığını anlatan Başbakan’a CHP liderinin cevabı “kerrat cetvelini öğrenememiş” sözleri olmamalıdır.
Kılıçdaroğlu bu projenin, hakaretlerle soslanmış soyut tartışmalar arasında kaybolmasına izin vermemelidir.
Anlaşılmayan, anlatılamayan bir proje kaybolur. CHP aile sigortası konusunda yoksulları aşırı beklentilere sokmadan gerçek bilgileri vermelidir.
Çünkü bu proje, gıda torbası ve kömür çuvalından daha ciddi, daha onurlu, daha ekonomik, sosyal devlete daha yakışır bir hamledir.
AKP’ye açık vererek bu projenin iflâsına fırsat tanımamak lâzım.
Son bir nokta...
Libya’daki kanlı kalkışma iç politikanın malzemesi olmamalıdır.
Muhalefet AKP iktidarını Mısır olayındaki gibi enerjik davranmamakla suçlayarak sıkıştırmaya kalkıştı.
Mısır’daki acelecilik yanlıştı ama Libya karşısındaki serinkanlı tutum doğru tercihtir. Çünkü Libya’da 25 bin Türk işçi ve 15.7 milyar dolarlık taahhüt işimiz var.
Şu günlerde Libya siyasi rant hesabı yapılacak yer değil!
Eskiyen yöntemler
Haberin Devamı

