Ercanımız gitti!

Çağdaşlığa adanmış bir hayat yaya geçidinde durmak zorunda olduğu kuralına direnen bir ilkellik tarafından söndürüldü...

Haberin Devamı

Çağdaşlığa adanmış bir hayat yaya geçidinde durmak zorunda olduğu kuralına direnen bir ilkellik tarafından söndürüldü.

İstanbul'un en kalabalık semtinde VATAN gazetesinin önünde, yaya geçidine iki trafik ışığı koyamayan lânetli ihmal, Ercan Anklı'yı bizden aldı.

Bundan dolayı elem ve öfke içindeyiz.

"Hayatı işe yarar bir şekilde kullanmak, onu kendisinden daha ömürlü bir şey için harcamaktır" demiş bir düşünür.

Ercan, hayatının bütün günlerini dolu dolu yaşamış, bilgili, becerikli, özgür ruhlu, yaratıcı, güzel bir insandı.

O yalnız kendi hayat hikâyesinin kahramanı değil, bizim mesleğin hikâyesini yazmış ve bu hikâyenin baş kahramanlarından olmuş bir gazetecidir.

Bağımsız gazetecilik ülküsünü VATAN'la hayata kazandıran öncüler arasındaki seçkin yerini biz arkadaşlan ve yetiştirdiği genç meslektaşları güç de olsa doldurmayı basarsak bile kaybına nasıl alışacağız?

Hayata kafa tutan gür sesini unutmak, özlememek mümkün değil.

Ama ölümün, geride kalan izlere, kurulan sevgi ilişkilerine dokunamadığını bilmek, küçük de olsa bir tesellidir.

Ercan'ı hep yaşatacağız.


Arınç'ın katmerli rezaleti!
Tayyip Erdoğan, Arınç'ın TBMM Başkanı olması ile sonuçlanan oldu bitliden hiç hoşlanmamıştı.

Sürekli haklı çıkıyor. Arınç, laikliğin hem güvencesi, hem de simgesi olan Millet Meclisi'nin başkanıdır. Ama taşıdığı unvanın hakkını veren bir sorumluluk bilinci içinde davranamıyor.

Dün Japonya'da imparator Akihito tarafından kabul edildi. Sonra Tokyo Camii'ni ziyaret etti.

Yine orada dilini tutamadı, unvanını ve sorumluluğunu unutup şunlan söyledi: "Umarım Japonlar İslâmiyeti tanıdıkça, bu camide ibadet edenleri gördükçe, hak dinini intisab edeceklerdir." Ne demek bu? Japon imparatoru Türkiye'ye gelip "Umarım bir gün Türkler de Budacı olacaktır" dese ne demekse, o demek!

Turist Arınç bunu söyleseydi Japon halkına saygısızlık olurdu. TBMM Başkanı olduğu için, fazladan laik rejime karşı da suç işlemiştir.

Hangi dürtü ona mevkiini ve sorumluluğunu unutturdu?

Merak edip bir bilene sordum.

"Bunların tezine göre bir gün bütün dünya Müslüman olacak. Bu hayal önce Almanya'da, sonra Japonya'da gerçekleşecektir. Milli Nizam'dan beri beri buna inanırlar. Almanya'deki Milli Görüş'ü motive eden hayal de budur.."

AKP lideri ve Başbakan Erdoğan on gün önce "Milli Görüş gömleğini çıkardık" demişti.

Ama belli ki Bülent Arınç, inadına giymeye devam edecek!

DİĞER YENİ YAZILAR