Engizisyon!

Sevimsiz bir istisna durumunu anlatmak için kullanılan "Hem suçlu, hem güçlü" diye bir söz vardır. Ama bizim gibi toplumlarda bu söz vasatiyi anlatıyor...

Haberin Devamı

Sevimsiz bir istisna durumunu anlatmak için kullanılan "Hem suçlu, hem güçlü" diye bir söz vardır.

Ama bizim gibi toplumlarda bu söz vasatiyi anlatıyor.

Çünkü hukukun üstünlüğünü içine sindirememiş kültürlerin insanları suç işledikleri zaman üstüne üstlük diklenirler, zarar verdikleri insanlardan "başını belâya soktukları için" özür beklerler.

Olgunlaşmamış partilerin iktidarları, bu hastalıklı ruh halinin kurumlaşmış temsilcileridir.

Bakın, ihaleler parti yöneticilerinin yakınlarına veriliyor diye ihbarda bulunduğu için AKP Hatay Milletvekili Fuat Geçen partiden kovuldu.

"Yolsuzlukla mücadele sözümüzü unuttuk. Yolsuzlukla mücadele edenlerle mücadele ediyoruz. Bakanlar hakkındaki gensoruları reddettik ama bu yüzden birçok bakanlık ve taşra kuruluşunda yolsuzluk iddiaları artmıştır.."

Disiplin Kurulu, Geçen hakkındaki ihraç kararını derhal ve "oy birliği" ile verdi.

Fuat Geçen'in iftira attığını mı tespit ettiler? Hayır!

Üç cümlesinden biri "Bu böyle biline" olan bir liderin partisinde işler böyle yürür işte!

"Engizisyon" un önünde şimdi Afyonkarahisar Milletvekili Mahmut Koçak var.

Disiplin Kurulu onu da "oy birliği" ile atacaktır!

Keşke yanılsak..
Çünkü yargı yetkisi kullanan bir kurulun tüm üyelerinin aynı şekilde düşünüyor olması namuslu insanları sadece utandırmıyor, şüpheye de düşürüyor.

Böyle bir beraberlik partilere değil suç örgütlerine yakışır.

Siyasetteki itibar kaybını durdurmakta AKP muazzam bir şans ele geçirmişti. Dokunulmazlıkları kaldıracağı sözünü tutmayarak bu fırsatı tepti.

Şimdi Ali Dibo'cular değil, onları ihbar edenler ceza görüyor. Çünkü bu ihbarları bağımsız hakimler değil, lider tarafından seçilmiş "kadılar" yargılıyor.

Disiplin kurulları ile siyasete temizlik gelmez, gelse gelse diktatörlük gelir!

Kaçacak yerde git, savun!
Dışişleri Bakanı'nın 12 Haziran'daki çok önemli AB toplantısına gitme kararını "duruma göre" vereceğine dair bir haber geldi.

Daimi Temsilciler Toplantısı'ndan hoşumuza gitmeyen bir metin çıkarsa Türkiye, müzakerelerin resmen açılacağı toplantıya gitmeyecekmiş!

Yıllarca düşünü kurduğumuz masa şimdi gerçekten kuruluyor ve biz naz yapıyoruz!

Bu tutum ancak tezlerini savunmakta acze düşmüş ülke heyetlerine yakışacak bir kalitesizliktir.

Yoksa iktidar AB'de sınıf değiştirdiğimizi unuttu mu?.

Müzakerelere başlamamış ülkelerin alışkanlıklarını sürdürecek yerde oraya gitmeli, istek ve itirazlarımızı yüzlerine söylemeliyiz.

Bunu söyleyecek adam bulma zorluğu varsa kusur AKP'nindir.

"O bizden değil" e takmış kafa yok mu; verimi en az yarı yarıya düşürüyor.

Ülkenin insan malzemesini tam randımanla kullanamaması, bu iktidarın en zararlı takıntısıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR