En kritik yerdeyiz

Hükümet, değer verdiği eşyaları yangından kaçırmaya çalışan insanların telâşını sergiliyor.

Eğer hayırlısı ile süreç hedefe ulaşacaksa müzakere masasında elde edilen küçük uzlaşılar bile değerlidir.

Çünkü “Çözüm”ün ihtiyacı olan temeli atacak olan siyaset, gücünü Millet Meclisi’nden alacaktır.

Şu belli:

Süreç amacına ulaşırsa sebep olanlar kahraman ilân edilecektir.

Başarısızlık ise çok ucuzlamış olan hain ve ihanet sözcüklerini muhalefetin alnına yapıştıracaktır.

İktidar için çözüm sürecini seçim sonrasına ertelemek gibi bir seçenekten söz etmiyorum.

Artık dönüşü olmayan bir yoldadır süreç.

Çünkü iktidar bu uğurda razı olabileceği pek çok tavizi sunmuştur.

Öcalan bir kilitlenme hali seziyormuş. Bu çok doğal.

Şiddet tırmandıkça uzlaşı şansı zayıflıyor.

Belki de müzakerelerin en riskli turları burada karşımıza çıkıyor.

PKK dünyanın en kıdemli terör örgütüdür ve “en kârlı işletmesi”dir aynı zamanda.

Barış en çok bu kolay ve bol kazanca alışan profesyonelleri kayba uğratacaktır.

Balyoz şu anda riskli ve müdahaleye açık aşamada duruyor.

Haberin Devamı

Terör örgütünün mafyalaşmış profesyonelleri, sürecin en tehlikeli düşmanlarıdır.

Nefret çekecek bir-iki eylem her şeyi başlangıç noktasına götürebilir.

Barışa tuzak kurmak PKK’nın uzmanlığıdır, dikkat!..

Neye yarar ki?

Geçen hafta adalet adına sevindirici bir gelişme oldu.

Özel yetkili mahkemelere adaletin verdiği cevap, daha doğrusu ceza vatandaşlarda güvenli bir aidiyet duygusu yarattı.

2236 sanıklı Balyoz davası yeniden görülmeye başladı.

İki emekli orgeneralin bildiklerini anlatması sayesinde Balyoz sanıklarının serbest kalması mümkün olmuştu.

Dört yıl cezaevinde çürüyen askerler komutanların 15 dakikalık bir zahmete hak, hukuk, silâh arkadaşlığı adına nihayet razı olması sayesinde kurtuldular.

Yeniden yargılanacaklar. Eğer adalet yeni bir kazaya uğramazsa ikinci mahkeme tüm sanıkların beraatleri ile sonuçlanacaktır.

Ama kamu vicdanı hesap sormaya devam edecektir. Dört yıllık zından hayatını tanık komutanlar 15 dakikalık açıklamaları ile durdurdular.

Basın toplantısı yaparak ve toplum vicdanının hassasiyetini açığa çıkararak faciayı baştan önleyebilirlerdi.

Haberin Devamı

Yine de şanstır; adalet ağır yaralı olarak kurtulmuştur.

Gecikmeli adalet Türkiye’yi “gelişmekte olan ülkeler” grubuna sokar mı?

DİĞER YENİ YAZILAR