En kötü senaryo

Akla gelebilecek en kötü senaryo gerçekleşti ve Türkiye, henüz başlamamış savaşın peşin mağlubu durumuna düşürüldü!

Haberin Devamı

Akla gelebilecek en kötü senaryo gerçekleşti ve Türkiye, henüz başlamamış savaşın peşin mağlubu durumuna düşürüldü!

Milli menfaatlerimiz için üstüne para ödeyerek elde etmeyi düşleyeceğimiz garantiler bize 26 milyar dolarlık bir ekonomik destek eşliğinde sunulmuştu.

O kadar çok yalpaladık ki sonunda Washington, Türkiye'ye güvenerek savaş planı yapılamayacağına karar verdi ve Kuzey cephesinden vazgeçti.

İncirlik dahil hiçbir üssü kullanmayacağını bildirerek sadece hava sahasının açılmasını istedi. Yani her şeyi kaybettik..

Bu durum, üç ayda olgunlaşan siyasi, askeri ve ekonomik anlaşmaların askıya alınması, yani Türkiye'nin "denklem dışında" bırakılması demektir.

Meclis bugün Türk askerinin Kuzey Irak'a girmesini öngören yetkiyi hükümete verecek. ABD yönetimi tehdit kokan ifadelerle "Koalisyon güçleri komutası dışındaki herhangi bir güç Irak'a girmesin" diyor.

İlişkileri bu hale getirenler, Türk askerini orada bekleyen tehlikelerin de vebalini taşıyacaklardır artık.

Bu sonucun baş sorumluları acemi iktidar ile siyaset ve devlet tecrübesi olmayan Cumhurbaşkanı'dır.

Mersin'deki Amerikan gemilerini "düşman gemisi" sanan CHP muhalefeti ile koltuğunu kişisel siyasetine alet eden Meclis Başkanı da yardımcı faillerdir.

Yanlışları ile ite ite Türkiye'yi Üçüncü Dünya Meydanı'na getirdiler!

"Tezkere geçmezse savaş çıkmaz" dediler, savaş başlıyor..

"Amerika'nın Türkiye'ye eli mahkûm" dediler, onda da çuvalladılar.

Türkiye meşru haklarını savunamaz duruma düşürülmüştür. Her zeminde Amerika'nın desteği ile dik duran Türkiye'yi bu güçten yoksun bırakmaları da cabası..

Şimdi "Savaşın ileri aşamalarında ABD ihtiyaç duyarsa bizden destek isteyecek. Paketler o zaman yürürlüğe girecek" diyorlar.

Yani savaşın kötü gitmesi için dua mı etmemiz gerekecek bundan sonra?

Allahım ne günlere kaldık!

İstifa temizler!
Salı günü Hazine yüklü bir borçlanma gerçekleştirecekti.

Devlet Bakanı Babacan sabahın köründe TV'lere çıkıp ABD ile yapılan 26 milyar dolarlık yardım anlaşmasının geçerli olduğunu açıkladı. O kadar inandıncı idi ki, parayı ne şekilde kullanacaklarını bile anlattı.

Bu yüzden devlet yüzde 60'ın altında faizle 3 katrilyon lira borç buldu.

Oysa Bakan'ın sözleri gerçeği yansıtmıyordu ve iş ortaya çıkınca dün bu kâğıtlar yüzde 10'a yakın değer kaybetti.

Aynı şeyi bir banka yapsa, müşterileri "dolandırıldık" diye dava acarlar.

Babacan'ın gücü, bu suçun parasal kefaretini ödemeye yetmez ama yapacağı bir şey vardır: İstifa etmek!

Çünkü o koltukta oturdukça, devlet sürekli risk primi ödeyecektir.

Gerçek faizlerin üstüne mutlaka "Babacan riski" adına bir ekleme yapılacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR