En iyisi iptal!

Haberin Devamı

Türkiye durduk yerde yeni bir karmaşaya doğru sürükleniyor.

21 Ekim’de yapılacak olan referandum, devlet gemisinin rotası üstündeki bir buzdağına benziyor. Göz göre göre toslamanın âlemi var mı?

Kaptan olarak Başbakan Erdoğan “11’inci cumhurbaşkanını parlamento seçti; 12’ncisini halk seçecek” diyor.

Bu yaklaşım, rotayı değiştirecek yerde geminin önüne çıkan buzdağını kaldırıp başka bir yere koyma niyetini yansıtıyor.

Denizde tatbik kabiliyeti olmayan bu çözüme hukukun da referandum konusunda izin vermesi pek mümkün görülmüyor.

Çünkü referandumda “evet”ler kazanırsa, halkın kabul ettiği anayasa değişikliği, anayasa metni olarak kesinleşecektir.

O günden itibaren “yeni anayasa” olacak bu metinde, sadece cumhurbaşkanının halk tarafından 5 yıl için seçileceği yazmıyor, 40 gün içinde 11’inci cumhurbaşkanının seçileceği de yazıyor.

Başbakan’ın Temel Reis yöntemlerini çağrıştıran yorumunu acaba Yüksek Seçim Kurulu da benimser ve bu karmaşa kapanır mı?

Mümkündür ama asla garanti değildir.

Sandık şehvetine feda ettiğimiz aylara daha kaç tanesini ekleyeceğiz?

İyisi mi iktidar ana muhalefetten uzatılan eli tutmalı ve sandık itiş kakışına son verip çalışma şartlarını oluşturmalıdır.

Deniz Baykal dün örnek bir yardımlaşma adımı atmış, ülkeyi yeni bir hukuki karmaşanın zararlarından korumak için işbirliği önermiştir.

Sadece AKP ile CHP’nin oyları bile mecliste çözüme yetiyor. Bu çözüm cumhurbaşkanının sıra numarasını düzelten bir uzlaşma da olabilir, referandumu iptal eden bir adım da...

Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesi tercihi, nasılsa yeni anayasaya girecektir. En iyisi iptaldir.

İktidar kendine ve millete eziyet etmesin!

***

Paşa haklı

Eski Genelkurmay Başkanı Özkök’ün söylediği bir söz var.

Bence siyasetçiler o sözü çerçeveletip duvarlarına asmalılar:

“Birileri, göbeğini kaşıyor diye adamı hor görürken öbürü, onun evine ayakkabısını kapı önünde çıkarıp giriyor ve onu kazanıyor. İnsanları adam yerine koymak çok önemli...”

CHP lideri Baykal AKP’nin seçimi kamu kaynakları yanında çok ciddi ekonomik kaynaklar kullanarak kazandığını iddia etti. İddiasında gerçeğin payı elbette vardır ama AKP’nin başarısını bence asıl Emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ün çok iyi ifade ettiği yaklaşım belirliyor.

Bekir Coşkun daha önceki bir yazısı nedeniyle alınganlık gösterip dün itiraz etti:

“Göbeğini kaşıyan adamın düzeyine ine ine, onu yücelte yücelte bir yere çıkılmaz, inilir. Belki siyasi partiler bir süre kazanabilirler ama Türkiye kaybeder.”

İyi ya... Paşa “Türkiye’ye kaybettirenler seçimi böyle kazanıyor” diyor.

Herkesin oyunun aynı değerde olduğu gerçeğini unutanlara “dikkaaaat” çekiyor!

DİĞER YENİ YAZILAR