Aydınlanma çağının yüceltici değerleri, çoğunun doğduğu yerde yarın boğazlanacak!
Fransız Ulusal Meclisi, yoz siyasetçi tipinin ihtirasına yenik düşecek olursa "Ermeni soykırımı" iddiasını reddetmek inkâr suçu sayılacak ve 1 yıla kadar hapis ve 45 bin euro para cezası ile cezalandırılacaktır.
Fransız siyasetçileri 400 bin Ermeni seçmenin oyuna tamah ederek "Tanrının varlığını inkâr edebilir fakat Ermeni soykırımını inkâr edemezsiniz" anlamına gelen zırvayı acaba yarın utanmadan kanun yapacaklar mı?
Ülkenin en saygın tarihçileri, bilim ve vicdan adına uyarı görevlerini yerine getirmişlerdir:
"Tarih yargı konusu olamaz. Özgür bir devlette, tarihi gerçek hakkında ne parlamento, ne de adliye karar verebilir."
Rica işe yaramaz
Bu hatırlatma, aslında yozlaşarak yolunu kaybetmiş kişilerin yüzlerine tükürmektir. Fransız siyasetçiler "yağmur yağdı" mı diyecekler?
Bilmiyoruz ama biz daha fazla gecikmeden göstereceğimiz tepkinin yolunu yöntemini belirlemeliyiz.
Böyle durumlarda öfkelenen toplumlar, kendi ayaklarına ateş etme yanlışına düşebiliyor. Fransa'nın yanlışını, Türkiye'ye yatırım yapmış Fransız şirketlerine fatura etmek, daha çok kendimize ceza vermek olmaz mı?
Belli ki uzun yıllar bizi uğraştıracaklar. Onun için daha yaratıcı olmaya mecburuz.
Uluslararası siyasi ilişkilerde deneyimi olan Bülent Akarcalı dün VATAN'daki köşesinde Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Meclis Başkanı'nın Fransa'daki muhataplarına yolladıkları rica mektuplarının hiçbir işe yaramayacağını yazıyordu. Haklı...
Peki ne yapalım?
Meselâ bu akıldışı suçu icat edenlerin karşısına aklı, hukuku, bilimi ve gerçeği arama özgürlüğünü korumak için bile bile suç işlemiş binlerce insan çıkarmak, iktidarımızda değil midir?
Akarcalı "soykırım palavradır" yazan bir bildirinin Fransa'daki on bin Türk tarafından imzalanması ile uyandırılacak dikkatin, devlet büyüklerinin rica mektuplarından daha caydırıcı olacağını söylüyor. Doğrudur.
Hele bu teşebbüs, yasal takibe uğrayacak Türklerin orada anavatanın maddi ve manevi desteğini bulacağı güvencesi de verilerek sivil toplum örgütleri tarafından sahiplenilirse daha da etkili olabilir.
Amerikalı tarihçi Justin McCarthy bize şunu söylemişti:
"Soykırımı kabul edin kurtulun diyecekler size. Bunaldığınız bir anda bu teklif cazip gelebilir. Ama çözülmeyin, atalarınıza haksızlık edersiniz. Çünkü onlar böyle bir suçlamayı hak etmediler."
Sorunumuz gerçeğe sarılıp zarar da görsek direnmek değil, bu gerçeği başka uluslarla paylaşmaktır.
En iyi savunma
Aydınlanma çağının yüceltici değerleri, çoğunun doğduğu yerde yarın boğazlanacak!
Haberin Devamı

