En iyi savunma

Haberin Devamı

Barroso iyi ki geldi; oynatılan birçok değerin yerli yerine oturtulması gerekiyordu.

AB Komisyonu Başkanı, Türkiye’yi “Boğazlar’ın hâkimi ve pek çok kapının muhafızı” diye tarif eden Charles de Gaulle’ün bakışı ile değerlendirerek gönlümüzü alırken iyi bir siyasetçi olduğunu gösterdi.

Ziyaretinden önce verdiği rencide edici demeçleri, Türkiye’yi sahiplenen bir duyarlılık ile sarmalayıp yumuşattı. “Türkiye’de olan bir şeyin AB’yi ilgilendirmemesi söz konusu olamaz” demesi akıllı bir manevra idi.

Asıl önemli düzeltmeyi davayla ilgili yorum yapmaktan kaçınarak ve “Mahkeme kararlarına tam saygı gösteriyoruz” diyerek gerçekleştirdi.

Barroso bu günleri “Türkiye’nin geleceğinin kurgulandığı dönem” diye niteledi.

Bu tespitinin altını çizmek lâzım.

İkinci önemli beyanı da “Ortak geleceğimize karşı çok büyük bir güven duymaktayız” sözleri idi.

Avrupalılar AKP hakkındaki kapatma davasını niçin “Türkiye’nin geleceğini tayin edici” nitelikte bir kırılma noktası sayıyor acaba; sormak lâzım.

Sanıyorum ki bu dava nedeniyle rejimin demokrasi ile laiklik arasında bir tercihe zorlanacağını bekliyorlar.

Barroso’nun Ankara temasları kendisini bu konuda uyandırmış görünüyor.

Müslüman dünyasının kökten dinci rejimleri karşısındaki tek alternatifin Türkiye olduğunu söylemesi, onun Müslüman bir toplumda laiklik ilkesinin korumasından yoksun bir demokrasinin yaşayamayacağı gerçeğini anlamış olduğunu gösteriyor.

Bu ziyaretin bizim tarafa, özellikle AKP’ye önemli bir moral faydası oldu. Kapatma davasının yarattığı korku ve endişeler iki yıldır unuttuğumuz AB hedefi ile Türkiye’yi yeniden buluşturmuştur.

Asıl fayda bu hedefe kararlılık ve samimiyet içinde yürümekle elde edilecektir.

Çünkü kapatma davasına karşı en etkili savunma, AKP’nin daha fazla hukuk, daha fazla özgürlük için AB yolunda hızlanmasıdır.

*****

AKP değil aKP...

İktidarın spor dünyasına sağladığı vergi kolaylıkları hem şaşırtıcı, hem öfke uyandırıcı...

Yılda 44 bin 700 lirayı aşan yüksek gelirlerin yüzde 35’i vergiye gidiyor Türkiye’de. Ama AKP iktidarı milyon dolarlar kazanan sporculara dünyada benzeri olmayan bir kıyak yaptı.

Mesela yılda 3 milyon Euro kazanan Fenerli Alex kazancından yüzde 15, ayda 130 bin YTL maaş alan Milli Takımlar Teknik Direktörü Terim yüzde 5 vergi ödeyecek.

Aynı durumdaki sporcular İngiltere’de yüzde 40, İspanya’da ise yüzde 45 oranında gelir vergisi ödüyorlar.

Vergide eşitlik ve adalet önemlidir.

Sormak lâzım, bu imtiyazı çuvalla para kazanan futbolculara “babalar gibi” sunan iktidar, 608 YTL asgari ücret alan vatandaşın 172 lirasını vergi ve sigorta olarak (oran yüzde 39,5) keserken hiç vicdan azabı çekmiyor mu?

AKP’nin A’sı adaleti simgeliyor. Ama o kadar küçüldü ki artık aKP yazmak gerekiyor!

DİĞER YENİ YAZILAR