Emekli Orgeneral Ergin Saygun için yaşamak sade insanların özlem ve ihtiyaçlarından farklı bir amacı gözetiyor.
Önceki gün üçüncü kalp ameliyatına girmeden hemen önce bizzat kaleme aldığı yazılı mesaj, kahraman bir askerin duasını içeriyor.
“Yüce Rabbim’in bana üzerime atılı bu lekeyi temizleyecek kadar ömür vermesi, tek dileğimdir” diyor.
İnsanların çoğu dünya nimetlerinden daha fazla yararlanmak için dua eder.
Emekli komutan ise o yargı kararının çıktığı günü görmek 45 yıl giydiği üniformanın ifade ettiği değerlere ihanet etmediğini cümle âlemin anlayacağı anı yaşamak için Allah’tan yardım istiyor.
Biz de bütün kalbimizle duasının kabul edilmesini dileriz.
Ameliyatı izleyen ilk haberler sevindiricidir.
Balyoz sanığı olarak 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Ergin Saygun, tahliye kararını öğrenmenin moral yükselten etkisi ile ameliyata girmiş olsaydı mutlaka daha güçlü ve dirençli olacaktı.
Yazık ki mahkeme bu kadarcık bir desteği ondan esirgemiştir.
Üçüncü kalp ameliyatına girerken, yani ölüme en yakın olduğu bir anda söylenen şeyler “son sözleri” yerine geçer.
En doğru şeyler o anlarda söylenir.
“Ben darbeci değilim. 45 senelik askerlik hayatımda devletim, milletim ve TSK aleyhinde tek faaliyetim olmadı” diyerek son söz hakkını kullanmıştır.
Dün bir ara gözünü açtı.
Kızı Ece yoğun bakımda babasına “Tahliye oldun özgürsün” haberini verdi.
Babası da haberi duyduğunu belli eden işareti verdi.
Emekli Orgeneral Saygun siyaset bulaşmış adaletin mağdurudur.
Çünkü Başbakan’ın “Ben de bu davaların (Ergenekon ve Balyoz) savcısıyım” dediği unutulmadı.
Başbakan’ın dün Saygun ailesini arayarak iyilik dileklerini ifade etmesi umarız adaleti dağıtanlar üstünde bile olumlu etkiler yapacaktır.
“Merhamet her zaman intikamdan daha asildir!”
Özgür basın olmazsa
Amerika Ankara’daki büyükelçisinin yanlış yaptığını bilse hemen özür dilerdi.
Ama elçiye sahip çıktılar. Dışişleri Sözcüsü Victoria Nuland şunu dedi:
“Ricciardone (eski) Dışişleri Bakanı Clinton’ın söylediklerini sadece tekrar etti. Eminim konuşma fırsatı bulduğunda (yeni) Dışişleri Bakanı John Kerry de aynısını söyleyecektir!”
Sözcü, Türkiye’nin dost ve müttefiklerine düşen görevin “hukukun üstünlüğü ile ifade özgürlüğünün önemine işaret etmekten vazgeçmemek” olduğunu hatırlattı.
Demokrasinin kalitesi işte tam burada farklılaşıyor.
Ricciardone’nin sayıp döktüğü yanlışları ve aksaklıkları ülkenin medyası ve düşünen insanları sergileyip eleştirebiliyor olsa “burada ileri demokrasi var” diyebiliriz.
Aksi halde, demokrasi adına hiçbir olumlu şey yoktur.
O rolü dostluk adına yabancılar üstlendiğinde gösterilen tepkinin saygı görmesi ihtimali de yoktur!
En doğru ifade
Haberin Devamı

