Elek gibi sınırlar..

Haberin Devamı

Türkiye’nin sıkıntısı belli. Ülkedeki yüksek gerilim insanları hasta ediyor.

Karşıt görüşte yığınlaşmalar yaratan psikoloji, çare üretemediği gibi suçlama konusunda inanılmayacak kadar insafsız davranabiliyor.

Siyasi liderlerimiz terörü birbirlerinden bilecekleri bir noktaya gelmişlerdir.

Siyaset son zamanlarda umuttan değil korkutan senaryolarla besleniyor.

Türkiye isyan karakteri taşıyan saldırıların bütün çeşitleri ile yoklandı ve zorlandı.

Solcu terör, radikal dinci terör ve bölücü terör...

Hâlâ ayakta kalmamız bir şanstır.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül BM toplantısına giderken korkutucu bir tespitte bulundu; “Suriye sınırındaki radikal gruplar” nedeniyle kaygı duyduklarını belirterek ekledi:

Büyük bir tehdit

“Bizim için büyük bir güvenlik tehdididir. Tankla, topla sınırı beklediğimiz hâlde teröristin bile girmesine mani olamıyoruz..”

Öyle bir tablo ki Cumhurbaşkanı “Gezmeye gidecek zaman değil” deyip seyahatini iptal etse yeri idi.

Başbakan ile CHP lideri arasındaki söz düellosu Gül’ün aktardığı vahamet tablosunu daha ağır hâle getiriyor.

Ankara’da Polisevi’ne yapılan saldırıdan sonra Başbakan Erdoğan eylemin CHP’nin işbirliği ile gerçekleştiğini iddia edecek kadar şaşırtıcı oldu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu da “orantılı karşılık” denemeyecek zehir zemberek bir cevap verdi. Polisevi saldırısı ile Hitler’in Alman parlamentosunu kundaklattığı olay arasında benzerlik kurarak şöyle devam etti:

“Adamın eli kanlı diyorum.. El Kaide militanlarını Türkiye’de eğitip Suriye’ye gönderen sen değil misin?”

Son imza Nairobi

Söylenenler vahim suçlamalardır. Siyasetçi söyleyip unutamaz. Gerçekliği varsa Anayasa Mahkemesi’nde iki tarafın da dava açma hakları vardır.

Bu hakkı kullanmayanın yaptığı şey suçlama olmaktan çıkıp iftiraya girer.

El Kaide ve türevi örgütlerin uyandırdığı tehlikeleri gerçekçi olarak anlatmanın basit yolu son yaptıklarına projektör tutmaktır:

Kenya’nın başkenti Nairobi’de AVM basan El Kaide bağlantılı El Şebab örgütü çocuk, kadın, yaşlı ayrımı yapmadan 69 kişiyi öldürdü.

Independent gazetesi başyazısında “Nairobi saldırısı, İslâmi şiddeti göğüslemenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor” diye yazdı.

Din istismarından beslenen tüm yapılar, bozuluyor ve şiddet aracına dönüşüyor. Ülkemizi bu tehlikeli örgütlere açmayalım.

Terör örgütleri ile dans etmenin tehlikesi telâfi edilir değildir.

Hata yapmayalım!

DİĞER YENİ YAZILAR