Eksik itiraf

Ortadoğu'ya gelen Başkan Bush'un bizi es geçmesi Türk-Amerikan ilişkilerindeki geriye gidişin göstergesidir. Bu nereye kadar gider, neler kaybettirir Türkiye'ye?

Haberin Devamı


Ortadoğu'ya gelen Başkan Bush'un bizi es geçmesi Türk-Amerikan ilişkilerindeki geriye gidişin göstergesidir.

Bu nereye kadar gider, neler kaybettirir Türkiye'ye?

Tezkere yanlışını önlemek için çırpındığı günlerde TÜSİAD Başkanı Özilharîın dedikleri dileriz doğru çıkmaz:

"Aklımızı başımıza almadığımız takdirde tüm hayallerimize veda etmek ve 50 yıl geriye gidip her şeye yeniden başlamak zorunda kalacağız."

ABD'nin gözünde Türkiye'nin stratejik konumu, bereket ki Türkiye'yi yönetenlere beslenen hınç alma duygusundan daha değerlidir.

ABD Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz'in "Hata yaptığınızı kabul edin" uyarısı bunu gösteriyor.

Türkiye'yi yönetenler bu fırsatı değerlendirecek mi? Galiba evet...

"Adamlar haklı"
Türk-Amerikan Dernekleri heyetinin Cumhurbaşkanı Sezer'i ziyaretinde şu mealde konuşmalar geçtiği bildiriliyor:

- Amerikan yönetimindeki hayal kırıklığının sonuçlarını yaşıyoruz. Türk girişimciler iş almakta zorluk çekiyor.
Sezer: Amerikalılar haklı. Adamlara gidip söz verilmiş, bu söz tutulmamış. Stratejik ortaklar arasında dürüstlük önemli. Dürüstlük yok ise güven de olmaz. Ancak şunun da bilinmesi gerekiyor. Biz bu sorunu aşmak ve Amerika'ya destek olabilmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalıştık. Bunların Washington yönetimine anlatılması lâzım.

Eğer bu açıklama Wolfowitz'in "Hata yaptığınızı kabul edin" çağrısına olumlu bir cevapsa, eksikler ve yanlışlar taşıyor.

Çünkü Cumhurbaşkanı, Türkiye'ye "bölgesel süper güç" kimliğini kaybettiren bu günahtaki payını gözden kaçırmaya çalışıyor.

Sezer'in günahı
Evet, "denklemin dışında kalmamak" gerektiğini bile bile tezkereyi meclisten geçiremeyen, üsleri, limanları genişlettirip asker ve silâh dolu gemileri haftalarca deniz ortasında beklettikten sonra "biz yokuz" diyen iktidar;

Elli yılda bir gelecek tarihi rolü yüzüne gözüne bulaştıran CHP muhalefeti ve güven verici ağırlığını bu meselede esirgeme hatasına düşen asker sorumludur da Cumhurbaşkanı sanki sütten çıkmış ak kaşık mı?

Hayır.. Çünkü uzak görüşlü bir büyüklüğün yol gösterici rolüne çok ihtiyaç duyduğumuz günlerde Sezer bir meşruiyet tartışması açmış, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını BM Güvenlik Konseyi'ndeki beş ülkenin iradesine bırakmıştır.

Cumhurbaşkanı Sezer, sahip olduğu erdemleri hukukçu kimliği ile değil de siyasi kimliği ile kazanmış biri olsaydı, çoktan istifa ederdi!

DİĞER YENİ YAZILAR