Eğitimde iflâs!

Rekabet çağının bizim gibi toplumlara yaptığı en büyük iyilik, boş böbürlenmelerle kurduğumuz hayal dünyasını yıkması..

Haberin Devamı

Rekabet çağının bizim gibi toplumlara yaptığı en büyük iyilik, boş böbürlenmelerle kurduğumuz hayal dünyasını yıkması..

Artık insanların değeri, mensup oldukları köklerin kendinden menkul değeriyle değil, ürettikleri ile, kazandıktan ile, çocuklarına verdikleri eğitimle, çocuk ölümleriyle filan ölçülüyor.

İşte İktisadi işbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 41 ülkede yaptığı eğitim araştırması..

Bu araştırma, "Hababam Sınıfı"nın bizde gülelim diye yazılmış bir komedi olmadığını, ağlatacak bir realite olduğunu yüzümüze tokat gibi vurmuştur.

Eğitim ve öğretim alanında 30 OECD ülkesinin sonuncusuyuz.

Genel sıralamada ise 35'inci.

İnşallah ayılırız!

Ezberci ve kopyacı
OECD'nin matematik, okuduğunu anlama, fen ve problem çözme konularında yaptığı araştırma sonunda Türkiye'ye verdiği karne, milli eğitimimiz için bir utanç ve iflâs belgesidir.

Çocuklarımıza sunabileceğimiz iki kalıcı miras kökler ve kanatlardır.

Bunları verememişiz..

Ezberci, kopyacı ve kalıpçı sistemimizle çocuklarımızı, yani geleceğimizi rekabet dünyasında sonunculuğa mahkûm etmişiz!

Matematikten ve problem çözmekten korkan çocuklar yetiştiren sistemi değiştirmek adına mesleki eğitimi destekler görünüp imam hatip yutturmasına kafayı takmış bir zihniyet çare üretir mi?

Çocuklara becerinin "altın bilezik"ini takmak yerine başlarına takke geçirmek ne kadar çare olursa, o kadarını üretir!

OECD araştırması çıkış yolunu gösteriyor. Kimse "Önce zenginleşelim" demesin. Eğitim, fedakârlık yatırımıdır. Bunu göze alamayan toplumların ekonomik gelişmesi de yetersiz kalmaya mahkûm oluyor.

Çokluk mu, kalite mi?
OECD raporu, Türkiye'deki başarısızlığın en önemli nedenlerinden biri olarak "kalifiye öğretmen sayısındaki azlık"ı gösteriyor.

Çalışma hayatının aradığı kalitede emeği yetiştirememenin sebebi budur. O yüzden kahvehaneler, hastane ve mahkeme kapıları insan kaynıyor.

Türkiye kendine Güney Kore'yi örnek almalıdır. Çünkü bu yarışta, ülke geliri OECD ortalamasının yüzde 30 altında olan Güney Kore, tüm alanlarda ilk 4'e girmiştir.

Güney Kore, kaliteli bir eğitim için zenginleşmeyi beklememiş, eğitim için yapacağı fedakârlığın zenginliği getireceğini görmüştür. Herkesten ve her şeyden kısmış, sadece bilimi, tekniği temel alan okullara ve kaliteli öğretmenlere cömert davranmıştır.

Dileriz Hababam Sınıfı'nın karnesi, halka "Allah ne verdiyse çoğalın" diye akıl veren siyasi önderlerimizin aklını başına getirir!

DİĞER YENİ YAZILAR