Ecevit'in çalımı

Ecevit'in DSP Genel Başkanlığı'nı bırakacağını dün TV'de işitince "yaşasın" diye bağırmak istedim. Ama haberin ayrıntısını dinleyince anladım ki koltuğu bırakmıyor, bırakmayı erteliyor!

Haberin Devamı

Ecevit'in DSP Genel Başkanlığı'nı bırakacağını dün TV'de işitince "yaşasın" diye bağırmak istedim.

Ama haberin ayrıntısını dinleyince anladım ki koltuğu bırakmıyor, bırakmayı erteliyor!

Çünkü Ecevit görevini kurultayda bırakacağını açıklamış, parti de kurultayın 2003 sonbaharında toplanacağı konusunda bildirimde bulunmuştu.

Belli ki egosu "bırak" diyen aklını yine bastırmış, siyaset birikimi de kurultayı erteleme numarası ile imdadına yetişmiştir.

"Evet kurultayda bırakıyorum. Ama yerel seçimler nedeniyle kurultayı erteliyorum.."

O, siyaset tarihimize kaçan fırsatların ve inatların simgesi olarak geçecektir.

Vizyon fukaralığı olmasaydı 1980'den önce Türkiye onun döneminde Avrupa Birliği'ne girebilirdi.

Son koalisyondaki ortağı MHP'yi yirmi yıl önce kabullenseydi, 12 Eylül darbesini önleyebilirdi.

MHP ve ANAP'la kurduğu koalisyonun yeşerttiği umutları üç büyük yanlışı söndürdü:

MGK'da fırlatılan Anayasa kitapçığını mesele yapmanın Türkiye'yi tarihinin en ağır ekonomik krizine sürükleyeceğini göremedi.

Af yasalarının adaleti tahrip edeceğini ve huzur özleyen milleti küstüreceğini bilemedi.

Ve çok kritik bir köprüden geçerken Türkiye'yi hasta bir başbakana mahkûm etmeye hakkı olmadığını düşünemedi.

Evet dürüsttü ama dürüstlüğü, koalisyonun uyumunu bozmama kaygısının üstüne çıkamadığı için çok işe yaramadı.

Partinin kasasında 50 trilyon lira biriktirdi. Devlet bu paraları amacına uygun kullanılsın diye veriyor. Yolsuzluk olur diye bu paraya dokundurmamak dürüstlük mü?

Zamanında bırakmaya razı olsaydı, İsmail Cem, Kemal Derviş ve Hüsamettin Özkan gibi tercihlere sahip olacaktı.

Şimdi kime ne bırakacak?

Kasasındaki para 50 trilyona çıkmış, oyu yüzde 1,2'ye inmiş bir parti.

Parası var ama geleceği yok.

Bülent Ecevit yaptığı yanlışlarla paradan çok daha değerli şeyleri yediğini acaba biliyor mu?

Acıklı komedi
Bazı içten pazarlıklılar istedikleri kadar "İslâm'la terör yan yana gelmez" desinler..

Bu kafalar değişmedikçe dinimiz ve iyi Müslümanlar zarar görmeye devam edecektir.

İşte Londra-İstanbul seferi yapan İngiliz Havayolları uçağında yaşanan trajikomik olay..

Yedi Türk yolcu, kalkış sırasında namaza durunca hostesler pilotu uyarmış:

"Kabinde şüpheli şekilde yere yatıp kalkan adamlar var!"

Pilot, terörist eylem hazırlığı olabilir korkusuyla uçağı pist başından geri döndürmüş..

Düşünün, ibadet gibi bir iyilik bile neye yorulabiliyor?

Dinci terör olmasaydı, en fazla bu yolculara ne yaptıkları sorulur, cevabı alınınca kalkış sırasında yerlerinden kalkmamaları gerektiği söylenir ve mesele kapanırdı.

Şimdi Müslümanların en masum eylemlerinin bile terör şüphesine yol açtığına mı, yoksa İslâmı çağdaşlık içinde yaşamakla övünen bir ülkenin "kaza namazı"ndan habersiz vatandaştan ile Müslüman toplumlara nasıl örnek olacağına mı yanarsınız?
Tanrı yardımcımız olsun..

DİĞER YENİ YAZILAR