Düşman büyütmek...

Haberin Devamı

Seçim ortamı her gün biraz daha anlaşılmaz hale geliyor.

Özellikle iktidar sözcüleri kafaları karıştırmak için özel çaba harcıyorlar sanki.

Başbakan dün 12 PKK’lının öldürülmesi ile ilişkili gelişmeleri yorumlarken “tıpkı Danıştay saldırısında olduğu gibi bir tezgâh” işlediğini savundu.

Silivri ile Kandil’e ait ortak bir senaryodan söz etti.

Ne demek bu?

Bilindiği gibi Danıştay suikasti davası son anda Ergenekon davası ile birleştirildi.

Yani olayın, darbe ortamı yaratma amaçlı bir saldırı olduğu şüphesine hak verildi.

Son iddia suikasti Ergenekon’un planlandığı tezine dayanıyor. Buna göre Ergenekon, askeri darbe bahanelerini artırmak için bu cinayeti planlamış, suçu da İslâmcıların üstüne yıkan bir görüntü tertip etmiştir.

Soru şu: Danıştay suikastine yakıştırılan komplo teorisi ile 12 PKK’lının öldürülmesi olayı arasında Başbakan acaba nasıl bir ilişki kuruyor?

Başbakan’ın bu sözlerle 12 teröristi öldüren askere eleştiri yönelttiğini düşünmek gerekir değil mi?

Öyle ama Başbakan, kendi tezini yine kendi yerle bir etti ve “Sınırdan ağır silahlarla girmek isteyen terörist gruplara karşı benim askerim mücadelesini vermeyecek mi?” diye bağıra çağıra askeri savundu.

Ergenekon’a büyük güçler vehmeden AKP, acaba bundan ne menfaat bekliyor?

Erdoğan’ın yardımcısı Ömer Çelik dün NTV’de “Ergenekon ile PKK arasında taktik değil organik bağ var” diyecek kadar ileri götürüyordu iddiasını.

İktidarın başarısızlık hanesindeki kötülüklerin sebebi ve adresi olarak gösterilmek eğer varsa Ergenekon’u yüceltmek olmuyor mu?

Zindana kapatılmış halde bile bu kadar kötülük yapmaya gücü yeten bir örgüt, kendi büyüklüğünü değil iktidarın yetersizliğini kanıtlar.

Aman dikkat!

*****


Ha şöyle!

MHP’ye musallat olan çete dün Genel Başkan Bahçeli ile beraber 6 üst

düzey yöneticinin daha kellesini istedi.

Fakat bu defa tehdit işe yaramadı. Bahçeli reste restle karşılık verdi.

“Tehdit ve şantaja boyun eğmeyeceğiz. Kim elinde ne varsa açıklasın” dedi.

MHP lideri hedef alınanlar arasında istifa etmeyi düşünenler olsa bile kabul edilmeyeceğini bildirdi.

Seçime dört haftadan daha az bir zaman kala suçlananlara kendilerini temize çıkarma şansı tanımayan bu komploya MHP yine de dört yöneticisini kurban vermiştir.

İlk suçlananların istifa ettirilmeleri çeteyi cüretlendirmiştir.

Bu musibet yararlı bir tecrübe kazandırabilir.

Bundan böyle umarız her kaset günah ve ayıptan sayılmayacak, özel hayatın gizliliği daha çok saygı görecek kişinin böyle bir durumda sadece eşine karşı sorumlu olduğu ilkesi yerleşecektir.

Bu rezillikten seçimde oy çıkarma hevesi de rezilliktir ve seçmen bu tür bir tamahkârlığa göreceksiniz, ceza verecektir!

DİĞER YENİ YAZILAR