Dürüstlük sınavı

Halkın nabzını iyi tutabilse, AKP her işi bırakıp milletvekili dokunulmazlıklarını sınırlardı...

Haberin Devamı

Halkın nabzını iyi tutabilse, AKP her işi bırakıp milletvekili dokunulmazlıklarını sınırlardı.

Bunu yapmadıkları için, alkışa lâyık karar ve eylemler bile şüpheyle karşılanıyor. Duyanların çoğu "Kim bilir altında ne hinlik var" deyip geçiyor.

İmarsız Hazine arazilerinin satışını durduran kararın da kaderi aynı olacak. Maliye Bakanı Unakıtan'ın dediği gibi imarsız Hazine arazileri düşük fiyatla satılıyor, imar planı çıktıktan sonra fiyatları neredeyse beş katına yükseliyor.

Yeni karar hem kamu gelirini artıracak hem rüşvet çarkını bozacaktır. Çünkü imar geçirildikten sonra satışa çıkarılan araziler gerçek değerlerini bulacağı gibi, imarsız arazilerin değerini yükseltmeye yarayan rüşvet tezgâhına darbe indirecektir.

Ama halk böyle mi düşünüyor?

İnternet, kamuoyunun her haber karşısındaki tepkisini anında izleme olanağını veriyor artık bizlere. Bu haberin konusu olan doğru karar, hakkı olan takdir ve desteği görmemiştir.

Çünkü iktidar bir eliyle yaptığını, öbür eliyle bozuyor.

Kamu kaynaklarını eşe dosta yağmalatma üzerine kurulu "Ali Dibo" düzenine karşı çıktığı için partiden ihraç süreci başlatılan Hatay AKP Milletvekili Fuat Geçen dün isyan etti.

Partinin Disiplin Kurulu Başkanı'na gönderdiği mektupta, yolsuzlukla ilgili bilgi ve belge ortaya koyanlara sindirme metotları kullanıldığını belirterek AKP'yi seçime kadar kovalayacak bir suçlamanın hedefine oturttu:

"Parti, yolsuzlukla mücadele etmek yerine yolsuzlukla mücadele edenle mücadele edilir hale geldi!"

Son anketlerde AKP yine açık ara birinci parti çıkmakla beraber aşırı yükselen kararsızlardan neredeyse hiçbirinin AKP'ye oy vermeyi düşünmediği bulguları çıkıyor. Neden?.. Çünkü bu insanlar AKP'nin iktidarı, iktidar nimetlerini kontrol etmek için istediğine inanmaya başladı.

Tayyip Erdoğan, partinin dürüstlük konusunda bozulan imajını düzeltmek için çare aramalıdır.

Aradığı şey, millete sözünü verip unuttuğu şeydir. Yani milletvekili dokunulmazlıklarını kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırmak..

Artık hiçbir vaat, hiçbir atraksiyon, dokunulmazlık adımının yerini tutamaz!

Adalet istiyoruz
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Çiçek dün haklı çıkan ve "Kendi düşen ağlamaz" dersi veren bir öğretmeni andırıyordu.

Danıştay'a yönelik alçakça saldırının soruşturma ortamında her şeyin karma karışık hale geldiğini söyleyen gazetecilerin yakınmalarından sanki gizli bir mutluluk çıkarıyordu.

Olaydan hemen sonra medyadan "birkaç günlük demokratik sabır" istediğini hatırlatıyor, hukuku siyasete kurban eden kaynaklara alet olanların kulaklarına küpe takıyor gibiydi.

"Bizim filtreden geçmiş suyumuzu reddedip gittiniz mikroplu suları içtiniz!"
Doğru bir benzetme bu. Ama şu var:
"Dolduruşa gelen" gazeteler hatalarının bedelini, Adalet Bakanı' nın da katkısı ile en azından mahcubiyete düşerek ödediler.

Peki o "mikroplu sular" ı sebil gibi dağıtan kabine arkadaşları ve onların bilgisi dahilinde karıştırıcı görev yapan bürokratlar ne olacak?

Adalet Bakanı'nın onlara bir diyeceği olmayacak mı?

DİĞER YENİ YAZILAR