Dürüst seçimi hak ediyoruz

Haberin Devamı

Güvenliğinden herkesin emin olacağı bir seçimi ne zaman yaparız?

Cevabı zor. Çünkü toplum bölünmüştür.

Kimsenin kimseye güveni yoktur.

Kutuplaşmanın maliyeti olarak insanlar öylesine yoğunlaşıyor ki yarışın yenilen tarafları hileye kurban gittiklerini düşünmeye başlıyor.

Daha önceki seçimleri gölgeleyen sebep her defasında yersiz kuruntular olmadı.

Çöplüklere atılmış çuvallar dolusu oy görüntüleri gözümüzün önünden gitmedi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven toplumdaki bu olumsuz birikimi gidermeye çalışan açıklamalar yaptı.

Demokratik seçimin asıl sahibi seçmen vatandaştır.

YSK Başkanı bu sorumluluğu, görev yapan gönüllü ve görevlilere kazandırmaya çalışan mesajlar verdi.

Sandık kurulları 5’i parti temsilcisi 7 kişiden oluşacak.

İlçe Seçim Kurulu’ndan sandığı ve seçim malzemesini bunlar alacak. Her işlemi tutanağa bağlamak şartı ile işlemi sabah başlatıp akşam bitirecekler.

Sonra oyları tek tek birlikte sayacaklar.

Sandık sorumlularının bütün gün gereksiz sayılacak nedenlerle işleri başından uzaklaşmaması çok önemli.

Oy verme sırasında T.C. Kimlik numarası taşıyan belgeniz yoksa sıkıntı çekebilirsiniz. Bu eksiği tamamlamak sizi pazar günü açık tutulacağı belirtilen nüfus idarelerinde sıkıntı çekmekten kurturacağı için eksiğinizi hemen bir-iki günde giderebilirsiniz.

52 milyon 695 bin 831 kişi oy kullanacak.

Dürüst bir seçim, herkesin görevini ciddiye aldığı bir dizi işlemin ürünü, daha doğrusu ödülüdür.
Türk halkı bu ödülü hak ediyor.

Mükerrer oy kullanılmasını önlemek için sabit boya uygulamasından vazgeçmenin pişmanlığına umarız ki düşmeyiz.

Milli irade hırsızlığı artık geçmişe ait bir günah olarak kalsın..

Ele verir talkını kendi yutar salkımı

İçki ve sigara zamlarını eleştirenleri Başbakan hep aynı şekilde susturuyor:

“Kardeşim içmezsin olur biter. Porsche kullanacağına Fiat’a bin. Düşür harcamanı...”

Tavsiye yerinde. Ama eşitlikçi değil.

Kıbrıs Rumlarının Doğu Akdeniz’de petrol ve gaz aramalarında sağladığı başarı vatandaşı üzüyor. Haklı bir kıskançlık..

Çünkü biz geri kalıyoruz. Nedeni de bizim sismik araştırma gemisi balıkçı motoru gibi. Rumlarınki son teknoloji.

Buna karşılık bizim Başbakanımıza ait özel uçakların sayısı 7’ye ulaştı.

Bu fark da petrol aramaya değil tüketmeye yarıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR