Bugünkü manşetimiz “Var mı artıran?” diye soruyor.
Cevabı hazır: Dün vardı, yarın daha çok olacak!
Demokrasiyi akıl ve ahlâk dışı paylaşımların yarışına dayalı bir yönetim biçimi olarak algılayan toplumlar yalnız borçlarını büyütmüyorlar, geleceklerini de yiyorlar.
Çocuklarına daha zor bir yaşam hazırlıyorlar.
İnsanlara 30’lu yaşlarda emeklilik hakkı tanıyarak devletin mali sağlığını bozan, tarımsal destek politikalarında rakip partilerin arkasına düşmemek için “Kim ne veriyorsa benden 5 fazlası” diye oy isteyen siyasetçileri seçmemeyi becerebilsek bugün bambaşka bir ülkede yaşıyor olurduk.
Peki ders aldık mı? Hayır..
Çünkü her yanlış bir kötülük doğurduğu gibi her yeni kötülük de yeni bir yanlışın sebebini inşa etti ve ediyor.
Şimdiden aklımızı kurcalayan soru, bir yıl bile geçmeden kahırlı pişmanlıkların gerekçesi olabilir.
Çünkü AKP önderleri “İstihdam yaratmak için değerlendireceğimiz kamu kaynaklarını oy avlamak için sadaka olarak dağıtarak doğru bir iş mi yaptık?” diye soracaklardır birbirlerine.
Kandır - kazan oyunu
Seçim kazanmak uğruna akıl ve ahlâk dışı işler yapılıyor.
O kadar ki dün haberini verdiğimiz Sosyal Yardımlar Tasarısı taslağının, Mart’taki yerel seçimler gözetilerek alelacele hazırlanmış olduğu daha ilk günden ortaya çıktı.
Mesela tasarıda açıkça tarif edilmiş ki muhtaç bir aileye ödenecek aylık “geçim yardımı” yoksulluk sınırını belirleyen harcama tutarının 2 katı olacak.
Bu da 4 kişilik bir aile için 1.400 YTL civarında bir para oluyor.
Ancak başka bir madde şu düzenlemeyi getiriyor: “Geçim yardımı, çocuk ve yaşlılık yardımlarının aylık toplamı, asgari ücretin yüzde 50’sinden fazla olamaz...”
Ne anlatıyor bu madde?
Asgari ücretin yarısı olan 251.5 YTL üstündeki hak edişlerin ödenmeyeceğini!
Tasarıyı hazırlayanlar aceleyle hata mı ettiler, yoksa av için kurdukları tuzakların bu şekilde daha çekici, daha aldatıcı olacağını düşünerek kasıtla mı hareket ettiler?
Artık günahları boyunlarına...
Rest çeken parti CHP
Meclisteki müzakeresi sırasında tasarı çok değişecektir. Ama değişim makulü aramakta değil, yoksulların oylarını daha garantili hale getirecek aşırılıklarda gerçekleşecektir.
Çünkü artık muhalefet partileri de “yaptığınız suçtur, ayıptır, günahtır” uyarılarının işe yaramadığını gördükleri, sorumlu davranmanın yenilgiden başka bir şey getirmediğini fark ettikleri için onlar da ihtiras tramvayına binmişlerdir!
CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın dün Ayaş ilçesinde bombayı patlattı:
“Ankara’da 90 bin aile yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bunlara aylık 600 YTL yardımda bulunacağız!”
Bazı toplumlar doğrular arasında, bazıları doğrularla yanlışlar arasında seçim yapıyor.
Biz ise gitgide yanlışlar arasındaki seçimlere mahkûm oluyoruz...
AKP türbanı mı savunuyordu, CHP çıktı çarşafla rest çekti!
İktidar fakir ailelere 251,5 YTL aylık yardım mı vaat ediyor CHP “Al benden 600” diye meydan okuyor.
“Kim ne veriyorsa benden beş fazlası” sözünü hatırlayarak geçmişte daha kötü günler geçirdiğimizi düşünmeyin.
Çünkü bu doğru değil.
O söz tarım ürünlerine yönelik destek fiyatlarıyla ilgiliydi. Yani para bir şey üretene veriliyordu. Şimdi çalışmayana veriyoruz.
Ve iktidarı ile, muhalefeti ile uyum içinde, sermayemizi daha hızlı yemek için yarışıyoruz!
Durun, düşünün!
Haberin Devamı

