Türkiye Cumhuriyeti genç yüreklerin yarattığı mucizedir. Gençlik Bayramı kutlu olsun.. Bu bayramın dayandığı idealler bugün karşıt niyetlerin sistematik tehditlerine hedef oluyor. Yılgınlığa feda edilmeyecek değerlerdir söz konusu olan. Çünkü çağdaş gelişme ülküsü, akıntıya karşı yüzmek gibidir. Durduğunuz anda geriye gidersiniz.
Atatürk cumhuriyeti işte o nedenle gençliğe emanet etmiştir. Onun gözünde gençlik, aklı ve bilimi rehber almış genç yüreklerdir. "Benim anladığım gençlik, bu inkılâbın fikirlerini ve ideolojisini benimseyip gelecek kuşaklara götürecek kimselerdir. Benim nazarımda yirmi yaşında bir yobaz ihtiyar, yetmiş yaşında bir idealist ise zinde gençtir.."
YÖK'ü ezip geçerek imam hatiplere üniversitelerin kapılarını ardına kadar açmaya çalışan iktidarın karşılaştığı toplumsal direnç sebepsiz değildir.
Çünkü bu hamle, laik eğitime alternatif bir dini eğitim düzeni kurma niyetinin güç denemesidir.
Veto gerekçeleri
Cumhurbaşkanı Sezer bayram mesajında "Türkiye'nin sorunu laiklik ilkesinin farklı tanımlanmak istenmesinden kaynaklanmaktadır" diyerek krizi doğuran hastalığın adını koymuştur.
"Devletin siyasal, sosyal, hukuksal, ekonomik hiçbir alanının din kurallarıyla düzenlenemeyeceğini öngören laiklik ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan değerlerin temel taşıdır" diyen Sezer, rejimin iki güçlü güvenceye sahip olduğunu hatırlatıyor:
1. Atatürk devrimlerine ve anayasaya dayalı kurumlar ve kurallar;
2. Cumhuriyetin temel niteliklerine dokundurmayacak toplumsal duyarlılık..
Cumhurbaşkanı Sezer'in dünkü mesajı, onayını bekleyen YÖK yasasının akıbeti ile ilgili işaret fişeği niteliğindedir. Adeta veto kararının ilânından daha önce açıklanmış bir veto gerekçesidir.
Niye bekledi ki?
Sezer'e göre meclis çoğunluğuna sahip bir iktidar "güç bende" diye her dilediğini yapamaz. Cumhurbaşkanı, "Evet meclis, hükümet var ama ben de varım, Anayasa Mahkemesi de var" demek istiyor ve tavrını açıkça ortaya koyuyor:
"Ülkemizin, ulusal eğitimin dayandığı anayasal ilkelerden, laik Atatürkçü düşünceden ödün vermesi düşünülemez. Devletin kurumlarının, laik eğitimin ve öğretim birliği ilkesinin korunması konusunda duyarlılık göstermeleri zorunludur.."
Bu, meselenin hukuk yanıdır. Bir de iktidarın siyasi basiretiyle ilgili oluşmuş toplumsal yargı vardır; Sezer onu da tarihin kaydına geçiriyor:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin işsizlik ve gelir dağılımı gibi çözüm bekleyen sorunları ve AB üyeliği gibi temel öncelikleri varken yapay gündemlerle tartışma yaratılması üzüntü vericidir."
Cumhurbaşkanı bu saptama ve uyarılarını açığa vurmak için keşke bayramı beklemeseydi. Ama buna da şükür, ileride onu arayabiliriz. Çünkü...
Sezer'in duyarlılıklarını önemsemeyen birinin onun yerine geçmeyeceğine dair teminatı sağlamak için önümüzde çok fazla zaman yok!
Dün-Bugün-Yarın
Türkiye Cumhuriyeti genç yüreklerin yarattığı mucizedir. Gençlik Bayramı kutlu olsun.. Bu bayramın dayandığı idealler bugün karşıt niyetlerin sistematik tehditlerine hedef oluyor
Haberin Devamı

