Siyaset bu kadar dar bir alana hiç sıkışmamıştı. Seçim, siyasetin ufkunu genişletecek...
Dün Mehmet Ağar’la DYP-Anavatan birleşmesinin siyasete ve seçime yansıyacak sonuçlarını konuşurken böyle düşündüm. Dinlediklerim ümidimi artırdı.
“Birleşmeden doğacak sinerji” diye başlayan yüceltmeler boş lâflardır. Türkiye’ye pek çok alanda uygulama kabiliyeti yüksek olan projeler gerekiyor. Bunlar yoksa, isterse beş parti birleşsin yine oy alamaz.
AKP’nin başarısı standart reçeteleri hayata geçirmek oldu. AB yolunda ilerlemek için demokratik reformlar yapıldı, ekonomik istikrar için de IMF programları uygulandı.
Ve bunların sosyal maliyetleri kendini göstermeye başladı.
Kitleleri meydanlara toplayan korku, sadece laik rejimin tehlikede görülmesi değil aynı zamanda reform programlarının ekonomik ve sosyal alanda yarattığı tıkanmalara siyasetin çare üretememesine duyulan tepkidir.
Ağar, meydanlara toplanan yığınlarla beraber sessiz çoğunluk adına da bu iktidardan davacı olacaklarını söyledi. Nasıl mı?
Sadece iktidarın yanlışlarını ve belediyelerde imar değişiklikleri ile bir gecede trilyonlar vurulduğunu değil, huzuru sağlayıp gelecek endişesini nasıl ortadan kaldıracaklarını da halka anlatarak...
Ağar’a göre AKP ile CHP arasında çıkara dayalı iş birliği yürümektedir. Kutuplaşmayı kasten yaratıyorlar. Çünkü bu korkutucu ve gergin hava insanları ya AKP’ye ya CHP’ye savuracaktır. Ağar “insanları gerçek problemlerden uzaklaştıran bu kısır siyaset oyununu bozacağız” diyor.
Başarabilecekler mi? Seçim programının başlıkları, ciddi müdahaleler bekleyen sorunların doğru teşhis edildiğini gösteriyor ama reçetelerin kalitesini ancak haziranın başında görüp değerlendirebileceğiz.
Merkez sağdaki iki partiyi DP adı altında birleştiren mimar da meydanların çağrısıdır. DP’nin şu anda Ağar’ın kanıtlanmış uzmanlığından gelen bir avantajı asayiş konusundaki iddiası.
Kanunsuz sokakları çetelerden geri almak acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Ağar’ın bu alanda ortaya koyacağı iddia, merkez sağın büyük kentlerde azalan şansını yeniden açabilir.
Sezer niçin ortak oldu?
DTP barajı aşabilmek için bağımsız milletvekilleri ile meclise girmeye karar vermişti.
“Birileri” de bağımsız adayları birleşik oy pusulasına dahil eden bir yasa ile bu yola taş koydu. Şimdi Güneydoğu’da seçmen, oy vereceği bağımsız adayın pusulasını cebinde getirip zarfa koyarak sandığa atamayacak. Bir sürü oy iptal ve israf olacak.
Bu sayede partiler meselâ İstanbul’da 90 bin oya bir milletvekili çıkarırken oralarda 15-20 bin oya bir milletvekili çıkaracaklar.
Olay, Mehmet Ağar’ın “İktidar ve ana muhalefet, çıkar gördükleri her alanda iş birliği yaparlar” suçlamasını doğruluyor.
Bu bir demokrasi suçudur. Suç ortaklığıdır.
Asıl sürpriz Cumhurbaşkanı Sezer’in bu suç ortaklığına onay vermesi olmuştur!
DP’nin şansı
Haberin Devamı

