Türk-Amerikan ilişkilerindeki kötüye gidişi kontrol altına alacak irade ne zaman harekete geçecek?
İki ülke yönetiminin ilk adımı karşısındakinden bekleyen tavrı, durumu zorlaştırmaktadır. Bu bölgede ilişkileri risklere açık bir geleceğe terk ermenin kumar olduğunu, bundan iki tarafın da zararla çıkacağını görmemek mümkün mü?
ABD Başkanı Bush ile Başbakan Erdoğan'ın Brüksel'deki NATO Zirvesi'nden birbirlerini anlamak ve uzlaşmak için yararlanmak isteyeceklerini bekliyorduk.
Fakat bu beklenti boşa çıkmıştır.
İki liderin görüşmesi sadece sekiz dakika sürmüş.. Bu görüşmenin tercüman aracılığı ile yapıldığı düşünülürse değerlendirilen zamanın yarıya ineceği, hal hatır sorup birkaç nezaket cümlesi ile tükeneceği bellidir.
Görünen o ki temel sorun gündeme bile gelmemiştir.
Karşıtlık Bush'a..
Washington Türkiye'de yaygınlaşan Amerikan aleyhtarı havanın AKP iktidarının iç dinamiklerinden beslendiğine inanıyor.
Amerikan Savunma Bakanı Yardımcısı Douglas Feith'in yankı yaratan açıklaması, tespitten çok talep içeriyor.
Feith, Amerikan karşıtlığının kamuoyuna yayıldığı ülkelerle ilişkilerin gerçek anlamda sürdürülebilir olamayacağı mesajını verirken, bu durumu düzeltmek için AKP hükümetinden güçlü bir irade ortaya koymasını beklediklerini belirtmiştir.
Düzeltmek lâzım ki, Türkiye'deki olumsuz hava Amerikan karşıtlığı değildir. Türk halkı cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana katedilen hemen her büyük hamlenin gerisinde daima ABD desteğinin bulunduğunu biliyor.
Tepkinin kaynağı Bush politikalarıdır. "Tarih boyunca dünya kamuoyu ABD'ye karşı hiç bu kadar düşmanlık beslememişti" tespiti Başkan Carter'ın ulusal güvenlik danışmanlığını yapan stratejist Brzezinski'ye aittir.
Hamle zamanıdır
Türk halkının Bush yönetimine duyduğu güvensizliğin haksız olduğunu kimse söyleyemez.
Amerika, PKK'yı Kuzey Irak'tan tasfiye edeceği vaadini tutmadığı gibi gücünü Kerkük'te olduğu gibi Türkiye'nin hassasiyetlerine rağmen Iraklı Kürtlerden yana kullanmıştır.
Gerginliğin bu sorunları çözmeyeceği gibi Türkiye'nin büyük zahmetlerle elde ettiği istikrarı koruma çabalarına da yararı olmayacağı açıktır.
Ayrıca NATO Zirvesi, ABD'den uzaklaştıkça AB katında daha muteber olacağımız hesabını doğrulamıyor. NATO'nun AB ülkeleri kanadı Irak konusunda Bush'a beklenenin ötesinde destek sözü vermiştir.
Çünkü Irak'taki işgal süreci, yanlışları ve günahları ile geride kalmış, seçimle beraber özgür bir Irak'ın inşası dönemine girilmiştir.
Savaştan uzak duran Türkiye, bu yüzden uğradığı kayıplan, şimdi yeni döneme aktif bir biçimde katılarak telâfi etme şansına sahiptir.
Ortadoğu ve Irak'ta barış umutlarının canlandığı bir döneme girilirken AKP iktidarı Amerika ile sorunları çözmek için inisiyatif almalıdır.
Dostluğu kurtarmak
Türk-Amerikan ilişkilerindeki kötüye gidişi kontrol altına alacak irade ne zaman harekete geçecek?
Haberin Devamı

