Dost uyarısı

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan dünkü Washington Post gazetesinin sert eleştiriler içeren başyazısına konu oldu.

Gazete doğruya doğru eğriye eğri bir yaklaşımla şu tespiti yapıyor:

“Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’de siyasi liberalleşmenin en büyük öncüsü oldu. Şimdi Kürt azınlık için tarihi reformlara imza atıyor ve Ermenistan’la sınırı açmak için çalışıyor.

Ancak iktidarının süresi uzadıkça demokratik prensiplere ve Batı değerlerine tam bağlılık konusunda çok eksik olduğu görülüyor.”

ABD’nin etkili gazetesine göre AB’ye üyeliği hedefleyen Türkiye dış politikasında “çirkin bir dönüş” yaşamıştır.

Gazete bu eleştirisine İran, Suriye ve Sudan’ın “kriminal liderleri” ile kurulan yakınlaşmayı kanıt gösteriyor.

Erdoğan’ın demokrasi yolundan çıkmakta olduğuna dair eleştirisini de ülkenin en büyük medya şirketini yok etme isteği ile yürüttüğü “giderek artan sertlikteki uygulamaları” üstüne kuruyor.

Başbakan Amerika’ya yapacağı önemli ziyaret arifesinde Washington Post’un şu yazdıklarını bir dost uyarısı olarak okumalıdır:

“Bay Erdoğan ve partisi bir zamanlar Washington’da dindar Müslümanların demokratik siyaset yapabileceğinin örneği gösteriliyordu. Ancak bu imaj giderek kararıyor. Artık Müslüman diktatörleri şımartmaktan ve ülkesindeki muhalefeti susturmaktan vazgeçmeli!”

Gerçekten de gazete 2007 mayısı ile 2008 temmuzunda Erdoğan’ı ve hükümetini göklere çıkaran yorumlar yayınlamıştı.

O bakımdan hiç kimse gelen sert eleştirilerin önyargılı bir muhalif bakışın insafsızlığı olduğunu söyleyemez.

Bir düşünür “Herkes nasihat dinler ama yalnız akıllılar yararlanır” demiş.

Başbakan Erdoğan bakalım hangi kategoriye girecek?


***



Alevilerle oynamayın

Hükümet altıncı Alevi Çalıştayı’nı toplamaya hazırlanıyor.

Bu tür faaliyetler hemen ürünlerini vermeli.

Oysa AKP iktidarının kötü bir huyu var:

“Öneri topluyorum” diyor ama bir şey vermiyor. Cemevlerinin ibadethane sayılması bile gerçekleşmedi.

Şu sıralar Alevi vatandaşların duygusal durumları, onları kolaylıkla etkilemeye elverişlidir.

Çalıştayın toplanması ile ilgili zamanlama fırsatçılar için doğru olabilir. Ama iktidar da artık oyalama taktiklerini bırakıp hak olanı verme zamanının geldiğini görmelidir.

Aksi halde çalıştay olayı Dersim tartışmalarından ilhamını alan bir oy avcılığı olarak sırıtacak, hem ayıp, hem günah olacaktır.

Böyle sorunlarda toptan çözüm olmaz.

Esirgenmesi zaten insanlık suçu olan haklar listelenecek yerde hemen verilmelidir.

Seçim takvimine paralel olarak Alevi kitlenin beklentilerini yükselterek oylarını rehin alma oyunlarına asla itibar edilmemelidir.

DİĞER YENİ YAZILAR