Birinci sayfayı hazırlarken manşet olmaya lâyık dört haber geldi masaya.
Farklı görüşler çatışırken bir anda bütünleştirici bir şemsiye açıldı:
“Dört haberi ortak manşet altında verelim. Çünkü hiçbir ülkede bu dört olay aynı güne denk gelmez.”
Türkiye’nin sorunları, zincirleme reaksiyon benzeri birbirlerini üretiyor. Haberler bu kördüğümü ibretli bir biçimde ortaya koyuyor.
HABER 1- Şanlıurfa Yağmurlu Köyü İlkokulu’nun birinci ve ikinci sınıflarında 136 ve 114 öğrenci için “okutuluyor” diyemeyiz, “zar zor bir arada tutuluyor” diyebiliriz ancak. Öğretmen “Sus, dur demekten başka bir şey yapmıyoruz” diye konuşuyor.
OECD’nin eğitim araştırması, Türk çocuklarının feci durumunu ortaya koydu. Türkiye’nin en önemli sermayesi insandır ve yöneticilerimiz çocuklarımızın eğitimle kalitesini artırarak değil, sayılarını artırarak zenginleşeceğimizi sandıkları için ağır bir vebalin altındadırlar!
İktidar üreten çark
Halka saygılı bir bakan istifa ederdi, bizimki oralı değil. Çünkü bağlı olduğu siyasi zihniyet, eğitilmemiş kalabalıkların sefalet ve cehaletini sömürerek oy ve iktidar üreten bir sistematiğe programlanmıştır.
Lideri bir yandan tabanına “Allah ne verdiyse çoğalın” diyor, bir yandan da 136 kişilik sınıflarda büyüyüp bir baltaya sap olamadıklarından dağa çıkan çocukları aşağı indirmek için çare arıyor, İstanbul’a göç edenlerin önünü kesmeye uğraşıyor.
HABER 2- Kendimize nasıl bir gelecek hazırladığımızı görmek için çocuklarımızın durumuna bakalım:
Bursa’da polis, yirmisi 12 yaşından küçük otuz çocuğu ailelerinden kiralayarak hırsızlık ve kapkaçta kullanan bir çeteyi ortaya çıkardı. Çeteye liderlik eden dört kadından her birinin bankada 500 bin YTL mevduat hesapları, altın tasarrufları ve üstlerine kayıtlı onlarca tapu ele geçirildi.
HABER 3- Fertleri iyi eğitilmemiş bir toplumda yasalara ve bilime saygı, disipline riayet olmaz. Fiyatı ödendiği zaman her kanunsuzluğun mümkün olduğu belediyeler sadece estetik değil güvenlik cinayetleri de işliyorlar. İstanbul Bahçelievler’de yapılan iki sitede göze alınan rezaletler, mesleki kutsalların saygı görmediği bir düzende neler olabilir sorusuna ibretli cevaplar sunuyor.
Yargının kalbine...
HABER 4- Samsun Adliyesi merdivenlerine dün Adalet Bakanlığı Müsteşarı için kırmızı halı serildi. Millet adına yargı yetkisi kullanan erk, krallar önünde bile eğilmez. Bizde niye böyle oldu? Çünkü savcı ve hakimlerin terfi ve tayinlerinde söz sahibi olan kurulun (HSYK) başkanlığını Adalet Bakanlığı Müsteşarı yapıyor.
Adaletin önemini bilen otoriteler yıllardır HSYK’nın bağımsız olması için müsteşarın bu kurulda olmaması gerektiğini söyleyip savaşıyorlar. Ama iktidar uyarıyı dikkate alacak yerde son yasa ile kurulun yetkilerini artırdı.
İktidar yargının kalbine girmiştir. Birinci sayfadaki kırmızı halı onun resmidir!
Dört resim
Haberin Devamı

