Doğum sancısı

CHP'de önemli şeyler oluyor. Halk da bu gelişmeleri merak, heyecan ve umutla izliyor

Haberin Devamı

CHP'de önemli şeyler oluyor. Halk da bu gelişmeleri merak, heyecan ve umutla izliyor.

Çünkü bu ülkede güçlü bir iktidar var ama halkın alternatif olarak güvenebileceği bir muhalefet yok. Deniz Baykal'ın elinde CHP, Türkiye'den ve dünya gerçeklerinden kopmuş, iç iktidar savaşları ile inişe geçmiş bir parti görünümü taşıyor.

Yakın geleceğin ufkunda CHP'nin yerini tutabilecek başka bir muhalefet partisi görünmediğine göre kimse "CHP'nin nereye gittiği kimseyi ilgilendirmez" diyemez.

Baykal'ın en büyük yanılgısı da burada.

CHP'yi kendi mülkü gibi idare etmek istiyor. Parti içi demokrasi talep edenleri, koltuğu için tehdit olarak gördüklerini milletvekili demeden, partiye en yüksek oyu kazandıran belediye başkanı demeden kapı önüne koyuyor.

Hukukla, demokrasiyle, siyasi etilde bağdaşır mı diye bakmadan her gün daha kabul edilemez eylemleri göze alabiliyor.

Baykal'a ağır darbe
Dikta ihtirasının duvara tosladığı bir olay yaşandı dün. CHP Yüksek Disiplin Kurulu, Şişli Belediye Başkanı Sarıgül'ün partiden ihracı talebini reddetti.

Genel Başkanlık için bayrak açtığı günden sonra Mustafa Sarıgül hakkında, rüşvet karşılığı kaçak yapılaşmaya göz yumduğu iddiası ortaya atılmıştı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem "İddialar açıklandığında çoğu çevreler adı geçen arkadaşımızı sahiplenmeyecek" demişti.

Yüksek Disiplin Kurulu'nun dünkü kararı Sarıgül'ü sahiplenmekten öteye Deniz Baykal'ı ret iradesidir. Karar, Deniz Baykal'ı usta olduğu taktik manevralardan birini yapmaya yöneltmiştir.

CHP Olağanüstü Kurultayı, Baykal'ın çağrısı ile hemen bu ay içinde toplanacaktır.

Baykal, parti içi iktidarının dayandığı eskimiş temellerin çatırdadığını, kelle koparmakta kullandığı kılıçların artık kesmediğini, zamanın aleyhine işlediğini görmüştür.

Şans ve risk yüksek
Son yapılan Tekirdağ il kongresinde Sarıgül'e karşı uğradığı yenilgiyi izleyen dünkü Yüksek Disiplin Kurulu kararı, partideki değişim iradesinin önünde durulamaz hale geldiği gerçeğini ortaya koymuştur.

Özelde CHP için, genelde demokrasi için bir şans kapısı açıldı diye bakmak lâzım olaya. Bu şansın ne kadar iyi kullanılacağı yazık ki yine Baykal'ın tutumu ile çok ilgili olacak.

CHP'nin 1999 seçiminde barajın altında kalması üzerine Deniz Baykal'ın parti liderliğini bıraktığını hatırlayanlar umutlanabilirler.

Çünkü Baykal'ın aday olmadığını açıklayacağı bir kurultay, CHP için bölünme yerine bütünleşme ve yeni liderini sağduyu ile belirleme şansı olur.

Ama "baskın kurultay" kararı bu umudu boşa çıkarıyor. Çünkü Baykal'ın baskın karakteri sonuna kadar direnmektir. Zaten 1999'daki çekilme kararı da gönüllü bir feragat değil, Erol Çevikçe'nin yarattığı bir oldu-bitti idi.

CHP'nin doğum sancılarını izleyeceğiz.

Dileriz sağlıklı bir doğum şansı yine ihtiraslara ve egoizme kurban edilmez..

DİĞER YENİ YAZILAR