Doğru seçim

Dünkü seçimler, Türkiye'nin tek parti dönemine gitmekte olduğuna dayanan korkulara son verdi

Haberin Devamı

Dünkü seçimler, Türkiye'nin tek parti dönemine gitmekte olduğuna dayanan korkulara son verdi.

AKP'nin yüzde 60'a varan bir çoğunluk yakalayacağı yolunda oluşan tahminler gerçekleşmedi. Yani sandıklar anketleri doğrulamadı.

Anketler mi gerçeğe namuslu ayna tutmamıştı, yoksa aynaya yansıyan doğruydu da halk mı bu tablonun sonuçlarından korkarak düzeltme yaptı? Büyük ihtimalle biraz o, biraz öteki..

Dünkü seçim yerel yönetimler için yapıldığı halde Türkiye'nin makro sorunları etrafında şekillenmiş, halk pek çok yerde, ekonomik ve siyasi istikrarı bozmama duyarlılığı içinde oy kullanmıştır.

Ekonomik ve siyasi istikrarı önemseyenler oylarını AKP'de birleştirmiş, Türkiye'nin laik, demokratik ve Atatürkçü yapısından uzaklaşacağı endişesini her türlü kaygının önünde tutanlar, gidişini ve liderini beğenmese de CHP'ye yönelmişlerdir.

Yükselişe fren
İktidardaki AKP de, muhalefetteki CHP de alabilecekleri oyun azamisini dün almışlardır. Davullu zurnalı kutlamalar yapsa da AKP'nin beklediği rekoru elde edemediği ortada..

3 Kasım 2002 seçiminde AKP, daha yüksek bir oya ulaşabilirdi. Çünkü halkın geçmiş döneme yönelik öfkesi bu partiyi tek adres konumuna getirmişti. Fakat lider Tayyip Erdoğan'ın seçime girememesi ve seçimi kazansa bile iktidarın AKP'ye teslim edilmeyeceği endişeleri bu partiye gidebilecek oyların bir kısmını etkiledi ve yönünü değiştirdi.

AKP'nin iktidar olması, laik düzenle açık bir çatışmaya girmemesi, ekonomide sağlanan iyileşmeler o ambargoyu kaldırmıştı. Yerel seçimlerin tabiatındaki iktidar avantajı etkisiyle de birleşince tüm bu olgular, AKP'nin yüzde 60'lara dayanacağına dair tahminlere yaygın bir kabul duygusu yaratmıştı.

Fakat dünkü seçimler AKP etrafında bir toparlanmanın varlığını göstermekle beraber, yükseliş trendinin hızını kaybettiğini göstermiştir.

Yeni oluşum zor
Bunda Tayyip Erdoğan'ın kampanyanın son haftasında CHP'nin kökleri ve Onuncu Yıl Marşı etrafında yarattığı polemik de etkili olmuştur.

Bu durum yalnız küskün CHP seçmenini sandığa yöneltmekle kalmamış, Tayyip Erdoğan'a ve AKP'ye yönelik kuşkuların canlanmasına da yardım etmiştir. Böylelikle merkez sağın partilerinden ümidini kesmiş seçmeni, AKP'ye akacakken eski partilerine dönüş yapmıştır.

Seçim ANAP ve Genç Parti'nin sonunu ilân etmiş, fakat CHP ile birlikte MHP ve DYP'ye ümit vermiştir. Milli Görüş'ün Saadet Partisi hâlâ vardır. DEHAP'ın lokomotifliğini yaptığı Güç Birliği umduğunu bulamamış, etnik temele dayalı siyaset gerilemiştir.

Siyasetin geleceği, AKP'nin seçimi nasıl okuyacağına bağlı olacak.

Demokratik ve laik duyarlılığın mesajını alarak merkez sağdaki yerini sağlamlaştırdığı takdirde AKP kalıcı olacak, aksi halde düşüşe geçecektir.

Küçülen partilerin daha fazla küçülmemesi, yeni siyasi oluşumlara bağlanan ümitleri de boşa çıkarabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR