Doğru karar kutlarız!

Haberin Devamı

Yetmiş milyonluk Türkiye’nin 5 bin terörist eliyle bölüneceğini sanmak için aptal olmak lâzım.

PKK’yı yönetenler ve ona destek verenler aptal değil. Tersine kan içici kaşarlanmış cingözlerdir birçoğu.

Haraç ve uyuşturucu ticareti ile milyon dolarlar kazanan bu profesyonel katiller, çaresizliklerini sömürüp dağa çıkardıkları cahil gençlerle vatan hizmeti yapan fidanları birbirlerine kırdırarak geçimlerini sağlıyorlar.

Yanlışta ısrarlı politikaların izlendiği ülkelerde terör örgütleri uzun ömürlü olabiliyor. Meselâ iki binli yılların başında Türkiye bölücü terörü tamamiyle kontrol altına aldı.

AKP iktidarı kurumlarla çatışmaya girecek yerde devleti ahenk içinde işletebilse, bölücü tezlere cüret veren yanlışları demokratikleşme zannetmese PKK hortlar mıydı?

Hayır ama işlendi bu günahlar.

Şimdi umarız herkes bu kötü tecrübeden ders çıkarmıştır.

İlk umut ışığını yine asker yaktı dün. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Başbuğ, terörle mücadeleye gönderilen tüm komando birliklerinin profesyonel hale getirileceğini açıkladı.

Ne kadar iyi yetiştirilmiş ve donatılmış olursa olsun, düzenli ordu birliklerinin terörle mücadelede kullanılması verim sağlamıyor.

Uzun ve meşakkatli bir eğitimden geçen komando Mehmetçikler, tam tecrübe kazandıkları bir aşamada terhis ediliyorlar.

Yakın bir zamanda er, erbaş ve yedeksubaylar terörle mücadele birliklerinde yer almayacak. Bu görev, hareket ve ateş gücü çok yüksek profesyonel timler eliyle yürütülecek.

Doğru olan budur. Aslanla fare avlanmaz. Fareyi kedi yakalar!

Bu tercihi kullandığı için Genelkurmay’ı kutluyoruz.

Eminiz profesyonel anti terör timlerinin başarısı, profesyonel ordunun da ilhamını yaratacaktır!

*****

Yavaş olun!

Prof. Zafer Üskül’ün adaylığı, AKP’nin yeni bir anayasa yapma kararının yansımasıdır.

Hoca, AB normlarını taşıyan, ayrıntıya boğulmamış bir anayasa için uzlaşma arayacaklarını söylüyor.

İşe girişmeden önce doğru teşhis koymak gerekir.

Türkiye’de yaşanan siyasi gerginliğin sebebi anayasa mıdır?

Üskül’ün işaretini verdiği çözümler sonuçları değiştirirken sebeplere dokunmayacak, bu yüzden gerginlik belki çatışmaya dönüşecektir.

Huzursuzluğun kaynağı AKP’nin hedefleridir.

İktidar laik rejime bağlılığını mecbur kaldığında söylese de tayinlerden eğitim politikasına, bağımsızlığa sahip kurumlarla ilişkilerinden belediyelerdeki icraata kadar laiklikle sorun yaşadığını gizleyemiyor.

Prof. Üskül şu muhasebeyi yapsın: Cumhurbaşkanı Sezer’in ve anayasal kurumların freni olmasaydı AKP ve Türkiye bugün hangi noktada olurdu?

Anayasa yalnız ülkeyi korumadı, AKP’yi de maceradan korudu.

AKP’nin laiklik anlayışı değişmeden Anayasa değişmemeli!

DİĞER YENİ YAZILAR