Doğru karar

Mecliste hemen her dönem görmeye alıştığımız için basit ama sonuçları bakımından önemli bir olay yaşandı

Haberin Devamı

Mecliste hemen her dönem görmeye alıştığımız için basit ama sonuçları bakımından önemli bir olay yaşandı.

Toplumsal ahlâkı bozan, siyaset başta hayatın her alanını kirleten bir alışkanlık, "bal tutan parmak yalar" sözünde ifadesini bulmuştur.

Bu fazilet düşkünlüğü, savaş ilân etme yetki ve sorumluluğu taşıyan meclis üyelerini bile çoğu zaman esir alabilmiştir.

Kısa bir süre milletvekilliği yapmış kişilere emeklilik hakkı tanıyan "kıyak emeklilik 'i unutmadık. Siyasetçiler de o dönemin açgözlülüğünü halkın seçim sandığında nasıl cezalandırdığını unutmazlar dileriz.

Yazık ki siyasetin kurumsal hafızası çok güçlü değil. 2005 yılı bütçesinden yararlanarak milletvekilleri, 6 milyar lira olan maaşlarında 2,5 milyar liralık bir artış sağlamaya, yani yasama gücünü kendilerine yontmaya çalıştılar.

Bu çabaya öncülük eden bir grup AKP milletvekili, CHP grubundan talep ettikleri desteğe, dolaylı da olsa olumlu cevap alıp cesaretlendiler.

Cevap şuydu: "Grup olarak doğrudan destek vermeyiz ama ses de çıkarmayız.."

Ama bu garantiyle gittikleri Başbakan'ın kapısından elleri boş döndüler.

Başbakan, açlık sınırı altındaki asgari ücreti artırma tartışmalarının sürdüğü bir ortamda bu ayrıcalıklı zammı topluma izah etmenin mümkün olmayacağını belirterek öneriyi reddetti.

Tayyip Erdoğan'ın bu konuda basiretli bir liderlik gösterdiğini düşünüyoruz.

Ekonomik krizden çıkışın toplumsal dayanışma, fedakârlık ve önderlik gerektirdiği bir dönemde devlet gücünün kötüye kullanılmasından daha öldürücü bir zehir olamaz.

Çünkü parmak yalayanlar halktan fedakârlık isteyemez. Başbakan'ın tavrını takdir ediyoruz ama cevabının sonundaki "Şimdi olmaz" sözünden endişe duyuyoruz.

"Şimdi olmaz" sözü "sonra düşünürüz" anlamına gelmemelidir. Erdoğan, bu kötü alışkanlığı tarihin çöplüğüne atacak çağdaş bir ilkeyi kurumlaştırma şansını kullanmalıdır:

Meclisin, milletvekili aylığı ve özlük hakları konusunda yapacağı değişiklikler, ancak bir sonraki seçimle oluşacak meclisin üyelerine uygulanmalıdır.

KDV indirimi, büyük sınav..
1 Ocak'tan itibaren gıda, sağlık ve eğitimden alınan KDV on puan inecek.

Şimdi merakımız şu: Devletin katlanacağı bu fedakârlık acaba halka ne oranda yansıyacak?

Çünkü bazı esnafın bu fırsatı, kriz dönemindeki zararlarını telâfi etmek amacıyla KDV farkını cebe indirmek için kullanacağına dair yaygın iddialar var. Bizce olay, ticaret ve esnaf odaları ile Rekabet Kurulu ve tüketici dernekleri için büyük bir sınav olacaktır.

Öyle bir dayanışma ve medyadan da yararlanarak öyle etkin bir iletişim kurulmalıdır ki ticari dürüstlük gösterenler ödülünü almalı, fırsatçılığa sapanlar cezalandırılarak terbiye edilmelidir.

Ödül de, ceza da kimin neyi kaça sattığını tüketiciye mümkün olan hızla duyurmak olmalıdır..

DİĞER YENİ YAZILAR