Cumhurbaşkanı adayı olarak düzenlediği basın toplantısını Abdullah Gül Başbakan’dan habersiz mi yaptı?
Buna ihtimal verilemezdi.
O nedenle Gül’ün açıklamaları AKP önderlerinin seçimden aldıkları gücü sonuna kadar kullanmaya karar verdiklerine yorumlandı.
Erken seçim, Gül’ün cumhurbaşkanlığı yoluna çıkarılan engellere tepki idi.
Başbakan Erdoğan süreci iyi yönetemediği için seçim zorunluluğu doğdu. Seçim AKP’nin oylarını yüzde 46,5 seviyesine çıkarmasına yaradı ama şu soru cevabını hâlâ tam bulamadı:
İktidar partisi sandıktan aldığı gücü Gül’ü Çankaya’ya çıkarmak için bir defada mı tüketecek yoksa akılcı ve uzun vadeli hedefleri kapsayıcı biçimde mi değerlendirecek?
Asker-Gül çelişkisi
Seçim, Cumhuriyet mitingleri ve Genelkurmay açıklamaları ile ortaya konulan hassasiyetlerin önemini ortadan kaldırmamıştır.
Zaten o nedenle Başbakan AKP’ye oy vermeyenlere saygılı olacaklarını teşekkür konuşmasında belirtmiştir.
Yine aynı nedenle cumhurbaşkanı için uzlaşma zemini aramaya özen göstereceğini söylemiştir.
Dikkat edin, Başbakan’ın seçimden sonra Gül’e yönelik bir taahhüdü olmamıştır. Gül’ün iradesinin belirleyici olacağı sözleri aslında ona yetki vermiyor, feragat yüklüyor.
Genelkurmay Başkanı Büyükanıt 12 Nisan’da “Cumhuriyet değerlerine sözde değil özde bağlı birinin Cumhurbaşkanı seçileceğini umut ettiklerini” söylemiş, 27 Nisan tarihli Genelkurmay açıklaması da askerin laiklik tartışmalarına taraf olduğunu belirtmişti.
Orgeneral Büyükanıt önceki gün gazetecilere “Söylediklerimizi inanarak söyledik. Aynen şu anda da arkasındayız” dedi.
Gül’e yönelik muhalefetin gerekçeleri seçim kampanyası döneminde netleşmiştir.
“Dindar bir cumhurbaşkanı” sözü mağduriyet sömürüsü olarak işe yaramıştır belki ama Gül’ün din istismarı yaptığına, yani laikliğe karşı suç işlediğine dair kanıtlar da vermiştir.
“Dindar cumhurbaşkanı” sömürüsü Gül’ü sakatlamıştır.
Bu sömürü, devleti türban yüzünden AİHM’ye dava eden Bayan Gül’ün “first lady” sıfatıyla Çankaya’ya çıkacak olması ile birleşince zincirleme reaksiyon etkisi yaratacaktır.
Danışman gerekmez
Washington Times gazetesi dün türbanın Çankaya Köşkü’ne çıkması halinde devlet dairelerinde türbana engel kalmayacağını savunarak “Bu resmen Türkiye’nin çehresini değiştirir. Atatürk döneminin sonunu simgeler” diye yazdı.
Başbakan düşünmeli:
Türk halkı ona ikinci kez iktidar yetkisini bunun için mi verdi?
Bu gücü sorunlarımızı çözmek için mi yoksa rejimin temellerini sarsmak için mi kullanacaktır?
En doğru kararı kendisi, tek başına verecektir.
Son zamanlarda askere ne kadar saldırır ve ters giderse o kadar demokrat olunacağını sanan tipler çoğaldı; sakın onların danışmanlığına başvurmasın!
Doğru karar
Haberin Devamı

