Doğru çözüm

Londra bu saldırıyı bekliyordu. Öylesine ki, sivil güvenlik elemanları bile bu ihtimale göre eğitilmişlerdi

Haberin Devamı

Londra bu saldırıyı bekliyordu. Öylesine ki, sivil güvenlik elemanları bile bu ihtimale göre eğitilmişlerdi.

Geçen kış Londra'nın bir mağazasında cep telefonumu kullanmak için elimdeki bond çantayı yere bıraktığımda güvenlik görevlisinin kartal gibi üstüme yürüyüp çantayı hemen almam konusunda yaptığı uyarının anlamını şimdi daha iyi kavrıyorum.

Ama İngiliz polisi ile istihbarat örgütlerinin efsanevi şöhreti, Londra'yı El Kaide dehşetini yaşamaktan kurtaramamıştır.

Belli ki İstanbul'da yaptıkları gibi yerel militanlardan yararlanan El Kaide Türkiye'den farklı olarak İngiltere'de daha titiz davranmak zorunda kalmıştır.

Türkiye'deki gibi 500 kilo patlayıcı taşıyan kamyonetleri Londra sokaklarında dolaştıramayacaklarını bildikleri için orada yükte hafif, güçte ağır patlayıcılar kullanmışlardır.

Özeleştirinin gücü
Ajanslar polisin Müslüman yoğunluğu yüksek bölgelerde ev baskınları düzenlediğini, terör zanlısı olarak gözaltına almaların başladığını bildirdi dün.

Dinci terörün en büyük haksızlığı burada doğuyor işte.. Amerika'ya ve Avrupa'ya göç etmiş milyonlarca Müslüman, böyle saldırılar ardından nefretin hedefi haline getirilerek izole ediliyor ve potansiyel terörist olarak görülüyorlar.

Bu beşeri zaaf yine terör örgütüne yarıyor. Çünkü itilmenin yarattığı duygu, El Kaide'ye hedef seçtiği ülkelerde yaşayan, oraları iyi bilen militanlar kazanmakta kolaylık sağlıyor.

Medeniyetler çatışmasını kaynatan kazanın altına odun atmak anlamına gelen bu yanlıştan Batı toplumları nasıl sakınacak?

The Independent gazetesi, dün özgürlüğün ve özeleştirinin gücünü ispatlayan cesur bir çıkışın bayrağı oldu.. Gazetenin Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, Başbakan Blair'in saldırıları barbarca olarak tanımladığını hatırlattıktan sonra şunu yazdı:

"Saldırıları barbarca olarak nitelendirmek kolaydır -elbette ki öyledir- ancak Irak'taki İngiliz-Amerikan işgalinin sivil ölüleri, misket bombalarınca parçalanan çocuklar.. Bunlar nedir peki? Onlar öldüğünde savaş zayiatı deniyor, biz öldüğümüz zaman ise barbarca terör oluyor.."

Asıl egoizm öldürür
El Kaide terörünün beraberinde getirebileceği en adaletsiz sonuçlardan biri, ABD'nin demokrasi ve insan hakları için verdiği destekten vazgeçmesi olabilir.

Terörün ürediği ülkelerdeki diktatörlük rejimlerini güçlendirmek, Marcos, Suharto ve Şah dönemlerini ihya etmek, terörün hareket alanını kısıtlama çaresi olarak gösterilebilir mi?
Aslında bu da Batı sistemi için iflâs yaratacak bir egoizm çukurudur.

G-8 Zirvesi'nden çıkan Afrika'ya 50 milyar Filistin'e 3 milyar dolarlık yardım kararları zengin ülkelerin sorumluluklarını, başka bir deyişle çıkarlarının doğru adresini kavramaya başladıklarını düşündürüyor.

Horlanan ve haksızlığa uğrayan insan sayısını azaltmaktan daha etkili mücadele yöntemi yoktur teröre karşı.

DİĞER YENİ YAZILAR