Başbakan Erdoğan, Kızılcahamam toplantısında harika şeyler söyledi.
Konuşması hitabet sanatının iyi bir örneği olduğu kadar içeriği açısından da heyecan verici mesajlar taşıyordu. Ama insan düşünüyor:
TCK'yı çıkarma başarısı gösteren bir iktidar, hangi çıkar kaygısı ile olursa olsun, kaçak yapılara ve doğa cinayetlerine azmettirme suçunu göz göre göre işler mi?
AKP yeni TCK'da çevreyi kirletenlere 2 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngören maddeyi iki yıl ertelemiş, kaçak yapılaşmaya teşvik yerine geçecek bir düzenlemeyi de son dakika golü olarak aslında kendi kalesine atmıştır.
TCK'daki kazanımları getiren geniş ufuklu yaklaşımla, doğaya karşı işlenecek cinayetlere davetiye çıkaran bu menfaatçi cehalet nasıl aynı bedende yer bulabiliyor?
Temel, yasak dönemde kuş avlarken yakalanmış. Mahkemede savcı onu "doğanın dengesini bozmak'la suçlayınca Temel itiraz etmiş ve şu savunmayı yapmış:
"Hakim bey ben kuş avladım. Doğan'ın yengesini bozmadım. İkisini de tanımam. Ben masumum!"
Çevreyi kirletenlere 2 yıl özgürlük tanıyan niyet, keşke Temel' inki gibi cehaletin saflığından gelmiş olsa.. Ama değildir. . Hükümet, yatırımcıları arıtma tesisi yapmanın külfetinden korumak istiyorsa kredi veya teşvik vermek gibi çarelere başvursun. Gelecek nesillerin haklarına ve yaşam alanlarına tecavüz etmesin!
Tek başına iktidar olmak, toprağı, havayı, suyu, insanları zehirlemek yetkisini kimseye vermez.
Kaçak yapılara af sonucu doğuran düzenleme de farklı değildir. Bu yaklaşım, AKP'nin gecekondu sömürüsüne ceza bağışıklığı kazandırma niyetidir. Ayrıca... "Temiz toplum" için milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırma hayalimiz var ya; onun da AKP döneminde asla gerçekleşmeyeceğinin işaretidir.
CHP'nin itirazları haklıdır. Dileriz iktidar partisi hatasını erken fark eder.
Ve bir çıkış yolu bularak Brüksel'in uyarısına hedef olmadan yanlışını düzeltir.
Çünkü kirlenmiş, zehirlenmiş bir yurt ve gecekonduları azdırılmış kentler, zinadan bin beter bir suç ve günahtır!
Yeni Beşiktaş için fırsat
Beşiktaş'ın Onursal Başkanı Seba "Hepimiz çok mutsuzuz" demiş.. Doğru. Benim de renklerine bağlı olduğum bu kulüp, yüz yıllık tarihinin en bunalımlı günlerini yaşıyor. Nasıl çıkılacak bu krizden?
İdarecilerden yansıyan beyanlar, bir kriz yönetiminin değil "panik yönetimi"nin yeni yanlışlar üretmeye aday perişan çaresizliğini işaret ediyor.
Dünyanın en iyi teknik direktörü diye getirilen Del Bosque gönderilecek, bütün dertler bitecek; öyle mi?
Bu çözülmeyi "Beş dakikada Beşiktaş" zihniyeti yaratmıştır. Del Bosque'yi göndermek, aynı zihniyetin çıkmazını derinleştirecektir.
Real Madrid'in kurtulmak için başına getirmeye çalıştığı bir değeri harcamak, başka yaratıcılığı olmayan bir yönetici kadroya 2-3 hafta nefes aldırır belki ama Beşiktaş'a ne kazandırır?
Sabır tavsiye eden Seba'ya herkes kulak vermelidir. Bu yıl kaybedilmiştir. Beşiktaş Del Bosque'nin liderliğinde bu sezonu, gelecek yılların parlak başarılarını inşa edecek bir hazırlık dönemi olarak değerlendirmelidir.
Kaosta kaynak ve moral israfını büyütmek yerine, sabırla inşa edilecek yeni bir zihniyetinin milyonlarca Beşiktaşlı'ya vereceği umut daha gerçekçi olur.
Beşiktaşlılar da bunu anlar ve bekler..
Doğanın yengesi!
Başbakan Erdoğan, Kızılcahamam toplantısında harika şeyler söyledi. Konuşması hitabet sanatının iyi bir örneği olduğu kadar içeriği açısından da heyecan verici mesajlar taşıyordu
Haberin Devamı

