Diyarbakır pardonları

Haberin Devamı

Bunca olay geçti ama “Gezi parkı” protestoları gündemdeki yerinden bir türlü indirilemiyor.

Başbakan’ın Gezi eylemine sempati ile bakmadığı ilk günden belli oldu. Zaman bu yargıyı onarmadı.

Ağzının içine bakanlar, yani en yakınında olan bakanlar birbirlerine ters düşmemeliler değil mi?

Öyle ama kendilerini koruyamıyorlar.

Mesela Dışişleri Bakanı Davutoğlu Washington’da geçen gün konuştu. “Gezi eylemlerinin Avrupa’daki gösterilerle benzer olmasından onur duyuyoruz” dedi.

En azından ölü ve yaralı bilançosu, hükümetin hiddeti ile polis şiddeti bağlamında Davutoğlu’nun yanılgı içinde olduğunu ortaya koyuyordu.

Dışişleri Bakanı’na göre basın özgürlüğünün, toplanma özgürlüğünün bulunmadığı, adil ve özgür seçimlerin olmadığı ülkelerle Türkiye kıyaslanmamalıydı.

Son kabine revizyonunda koltuğunu kaybeden bir önceki Turizm Bakanı Ertuğrul Günay bu tespitler karşısında ne yapacağını şaşırmış olmalı.

Bilgisayarının ekranında gördüğü habere bir yorum getirmesi gerekiyordu.

Kendisini AKP’nin vicdanı olarak gördüğü için Davutoğlu’nu desteklemek vicdan azabı doğuracaktı onda.

Vicdanının emrettiği tespiti yazsa sağlığı bozulacaktı!

“No comment” diye yazdı; yani “yorum yok”...

“Yok” nitelemesinin “var” anlamı yarattığı sihirli bir kelime bu “No comment”...

Eleştiri yapmanın tehlikeli olduğu yerlerde ve zamanlarda can simiti gibi işe yarıyor!

Başbakan’ın dünkü grup konuşması iktidarın “pardon”larına tanıklık etti.

1. Ödül töreninde Ahmet Kaya’ya kimler saldırdı?

Cevabını Başbakan kendisi verdi: “Gezi Parkı’nda bize saldıranlar kimse; onlar saldırdı..”

Bazıları olay anında orada olmadıklarını söylemişler. Onlara da cevap verdi: “.. ulan hepiniz oradaydınız be!”

2. Diyarbakır’da “Kürdistan” demişti Başbakan. Dünkü cevabı “Kayıtlara baksalar Kürdistan kelimesini Meclis’in ilk kayıtlarında bulacaklar” oldu.

Cumhuriyetin yarattığı değişimi yok mu sayacağız?

3. Dağdan inecek ve cezaevinden çıkacak olanları hayal etmenin “genel af” ile karşılık bulacağını Başbakan tahmin etmeliydi; edemedi.

Dolaylı dolaysız aflar çıkarmak oy patlaması yapmayı ümit eden partilerin ve liderlerin hayalidir.

Türkiye’nin tecrübesi af çıkararak mutlu olmuş, halkı memnun etmiş iktidarlarla buluşturmuyor bizi.

Sonuçlar hep aynı oluyor:

Vicdan azabı ve pişmanlık!

DİĞER YENİ YAZILAR