Dişli pazarlık

AKP lideri Erdoğan dün, Amerika'yı ve partisinin meclis grubunu uyaran tarihi bir konuşma yaptı. Bu konuşmanın özü, savaş kaçınılmaz olursa Türkiye'nin Amerika'yı destekleyeceği kararını iktidar partisi liderinin dünyaya ilân etmesidir

Haberin Devamı

AKP lideri Erdoğan dün, Amerika'yı ve partisinin meclis grubunu uyaran tarihi bir konuşma yaptı.

Bu konuşmanın özü, savaş kaçınılmaz olursa Türkiye'nin Amerika'yı destekleyeceği kararını iktidar partisi liderinin dünyaya ilân etmesidir.

Yalnız bu destek koşulsuz değil:

Türkiye, sürüklenmiş bir kabile devleti gibi değil, saygın bir müttefik olarak desteğini hangi hedeflere varmak için vereceğini bilmek, operasyondaki rolünü tarif etmek, uğrayacağı ekonomik zararları telâfi yolunda ne alacağını önceden belirlemek istiyor.

Körfez Savaşı'nın terör ve ekonomik krizler yoluyla ödettiği faturaların tekrar önümüze çıkmaması buna bağlıdır.

Erdoğan'ın Washington'a mesajı açık:

"Desteğimizin Amerika için bir anlam ve zarureti varsa ABD de bizim taleplerimizi iyi niyetle karşılamalıdır."

Sorumluluk çağrısı
Müzakerelerde sona yaklaşılmıştır.

Askeri ve siyasi güvenceler sağlanmış, uzlaşma ekonomik yardımın büyüklüğü konusundaki farkın çözümüne kalmıştır.

Tayyip Erdoğan dün bu uzlaşmanın sağlanacağı inancına dayalı olarak kurgulanmış bir konuşma yaptı.

Amerikan askerlerinin Türkiye'ye gelmesiyle Kuzey cephesinin açılmasını sağlayacak kararı TBMM verecek.

Daha doğrusu meclisteki AKP çoğunluğu..

Erdoğan AKP milletvekillerine tarihi sorumluluklarını hatırlatırken etkileyici şeyler söyledi:

"Sizlerin önünde iki seçenek vardır. Ya sürecin dışında kalacak ve tarihin seyircileri olacaksınız ya da tarihin yazılmasında aktif rol oynayacaksınız."

AKP lideri arkadaşlarını bu noktada serbest bırakmadı, onlara yol da gösterdi:

"Burada ve her şartta önceliğimiz Türkiye'dir."

Popülizm uyarısı
Irak'ın bütünlüğü, bağımsız bir Kürt devletinin kurulmaması, Irak petrolünün merkezi otoritenin kontrolunda olması, Türkmenlerin güvenliği, savaşın uzun sürmemesi..

Türkiye dışarda kalırsa kimse bu hedefleri garanti edemez. Böyle bir durum, savaştan daha ağır riskler taşır.

Elbette banşa sonuna kadar şans tanımak lâzım ama Erdoğan'a göre Türkiye için karar verecek olanların savaş karşıtı gösterilerin gazına gelmemeleri gerekiyor:

"Popülizm en tehlikeli unsurdur. Popülizme teslim olmayacağız. Bugünden çok geleceği, gelecek on yılları ve yüzyılları düşünmek zorundayız.. Aklı selim ile tribünlere mesaj verme siyasetinin farkı da bu noktada önem kazanıyor."

İktidar kararını vermiştir.

Kararın yürürlük maddesi ABD'nin "evet"i ile tamamlanacaktır. Erdoğan bu noktada pazarlık payı bırakmamıştır:

"Hiç kimse bizden Türkiye'nin geçici darboğazlarına endekslenmiş bir karar ve tutum beklemesin."

DİĞER YENİ YAZILAR