Direnişin bedeli

Doğu Anadolu'dan yansıyan görüntüleri TV'lerde izlerken eminim içinize acı oturmuştur.

Haberin Devamı

Doğu Anadolu'dan yansıyan görüntüleri TV'lerde izlerken eminim içinize acı oturmuştur.

İki çocuğu da ağır hasta olan baba, Doğubayazıt'tan CNNTürk'e cehalet, gerilik ve ihmalin utanç verici itiraflarını seslendiriyordu:

"Ölen tavukları yedik. Eskiden de yiyorduk. Bilsek yemezdik. Bizim burada hiçbir uyarı yapılmadı, duymadık."

Doğrudur, iki gün öncesine kadar devletin en yüksek sorumluları halkı zatürre diye uyutmadı mı?

Tavuk gribinin insan ölümlerine sebep olduğu coğrafya Uzakdoğu ile sınırlıydı düne kadar. Vietnam, Tayland, Endonezya gibi ülkelerde 74 insan öldü iki yılda. Kanatlı kâbus bu bölgenin dışında ilk kez ve sadece Türkiye'ye gölgesini düşürdü.

Artık utanç duygusu ile gerçekleri örtmenin değil, cesaretle üstüne girmenin zamanıdır. Hastaneler bu tür vakalara en kötü ihtimali gözeten tedbirlilikle el koyacaklar. Hastalık görülen yörelerde halk anında bilgilendirilecek. Başka yolu yok.

Evet bu hastalık turizmimiz için büyük talihsizlik. Ama mücadelenin gerektirdiği disiplini bozan gizlemeler ve geciktirmeler daha büyük zararlara yol acar.

İktidarın, bilim adamlarını seferber ederek kırsal yaşamda köklü bir değişimin kararını vermesi, bunu teşvik etmesi, gerekiyorsa zorlaması gerekecektir belki.

Köyde her ailenin, kasabalarda çoğunun ya evine bitişik veya bahçesi içinde kümesi vardır. Bu hayvanlar gündüz insanlar arasında dolaşır, birbirine karışır.

Böyle bir ortamda hastalığı yok etmek şöyle dursun, kontrol etmek bile olanaksızdır. Tavuklara özgürlük bitti!

Türk halkının yarısına tavuğunu, yumurtasını marketten almak zor gelecektir ama başka bir çıkış yolu da görünmüyor.

Direnmenin bedeli sınırına dayanmıştır. Ölümden öte bedel mi var?

Nasıl iştir bu?
AKP iktidarının ilk icraatlarından biri Ruslarla doğalgaz fiyat pazarlığı yapmak oldu.

Gittiler ve formülü değiştirdiler. Tarifeyi petrol fiyatına endekslediler. Sonra "başardık" diye sevinçle döndüler.

Üç kâğıtçı masasında paralarını kaptıran saf köylü gibi kalakalmış durumdayız. Kafamızda bin bir türlü şüphe..

Çünkü geçen yılın başında 168 dolar ödediğimiz Rus doğalgazına yılın sonunda 249 dolar ödemek zorunda kalmışız. Ülkenin yıllık doğalgaz faturası 5 milyar 350 milyon dolara fırlamış.

Ankara büromuz dün bir haber geçti. Enerji Piyasası Kurulu, bu tarife değişikliği pazarlığına meğer yeşil ışığı şartlı yakmış, "Hazine'yi zarara uğratmamak kaydıyla anlaşmanın yenilenmesine izin veriyorum" demiş. Yetki yanlış kullanılmış, sonuçta ağır bir zarar doğmuştur.

Sorumlular şunu diyebilirler: "Kazığı vatandaşa ödeteceğimiz için Hazine'nin zararı olmayacak.."

Türk halkı gazı zengin AB ülkeleri halkından bile daha pahalıya kullanıyorsa bunun nedenini bilmek hakkıdır. Cahillik mi, acemilik mi, basiretsizlik mi, yoksa daha başka bir şey mi?

Dokunulmazlıklar var, yargı soramaz.

Muhalefet soramaz, çünkü iktidar çoğunluk oylan ile bunu geri püskürtür.

Bu nasıl demokratik hukuk devleti Tanrı aşkına?!

DİĞER YENİ YAZILAR