Fırtına ve kar olmasaydı, Boğaziçi Köprüsü'ndeki metal yorgunluğunu farketmeyecektik.
Köprünün askı halatlarından biri kopunca geleneksel ihmalimiz ortaya çıktı.
VATAN olmasaydı tehlike toplumun dikkatine sunulmayacak, kopan parçanın kaynakla tutturulması ardından tıpkı büyük depremi beklediğimiz gibi köprüdeki felâketi -her şeyden habersiz- bekleyecektik.
VATAN'ın uyarısı üzerine başlayan çalışmalar, köprüde şerit kısıtlaması nedeniyle trafiği etkilemiş, halkın yaşamını zorlaştırmıştır.
Ama biz, bazı dar görüşlü insanların hezeyanlarından gocunmuyoruz. Felâketin getireceği bozgun ve yıkımı önlemenin sevabını "gereksiz telâş yarattınız" diyen kadercilerin eleştirilerinden daha fazla önemsiyoruz.
Çünkü yaptığımız uyarı gereksiz değildir ve ulaşılan her yeni bilgi bizi doğruluyor.
Allah'a emanet..
İnceleme sonunda köprüyü güvenli hale getirecek plan ortaya çıkacaktır. Ama ne yapılması gerektiğini dünya uygulamaları gösteriyor..
Boğaziçi Köprüsü'nü yapan İngiliz firması bu köprünün aynını Bristol'de inşa etmiş. 26 yıl sonra metal yorgunluğu belirleyerek halat bağlantıları yenilemiş..
Boğaz Köprüsü 31 yaşına geldi ama askı halatı kopmasaydı böyle bir inceleme ve yenileme, kimsenin aklına gelmeyecekti.
Karayolları Genel Müdür Yardımcısı Cahit Turan, rüzgâr hızının saatte 162 Km'yi geçmesi halinde köprünün trafiğe kapatılacağını söyledi. Bu kriteri nereden bulmuş?
Boğaziçi Köprüsü'nün ikizi olan Bristol Severn Köprüsü, rüzgâr 90 Km'ye varınca trafiğe kapatılıyor. Aynı özelliklere sahip bulunduğu halde bizimkini 160 Km. hızındaki rüzgârdan hangi sebep koruyor?
"Allah'a emanet" diyen cahil kaderciliği ile "Bize bir şey olmaz" gafilliği dışında elle tutulur bir üstünlüğümüz var mı? Yok..
Acı istemiyoruz..
22 Ocak Perşembe günü İstanbul'da saatteki hızı 111 Km'ye çıkan fırtına vardı.
İngilizlerin 90 Km'de kapattığı köprüyü biz, şerit kısıtlaması bile yapmadan açık tutmaya devam ettik.
Köprü işletmeciliği değil, başkalarının hayatı ile ip cambazlığı yapmaktır bu!
İnsanlar gibi toplumlar da acılarının çoğunu kendileri seçerler.
Biz kaderciliği reddediyoruz.
Köprü yapmak marifettir ama asıl marifet onun güvenliğini ilk günkü sağlamlığı ile devam ettirmektir.
Teknoloji çağının sunduğu kolaylıkları hak etmek için, emrettiği disiplinlere uymak gerekiyor.
Yöneticileri "Niçin görevinizi ihmal ettiniz?" diye eleştirelim fakat trafik sıkışıklığının vereceği rahatsızlık yüzünden onları tedbiri geciktirecek telkin ve baskıların hedefi haline getirmeyelim.
Yıllarca Boğaz Köprüsü diye bilmeden Sırat Köprüsü'nden geçmişiz.
Bu ayıp yeter!
Direneceğiz
Fırtına ve kar olmasaydı, Boğaziçi Köprüsü'ndeki metal yorgunluğunu farketmeyecektik
Haberin Devamı

