AKP iktidarının laikliğe bağlılık sözlerini takıyye sayanlar sonunda haklı mı çıkacak?
Bunu aklı başında hiç kimse istemez. Ama son günlerde peş peşe açığa çıkan teşebbüsler, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini oymaya yönelen heveslerin eyleme geçtiklerini düşündürüyor.
Bilindiği gibi iktidar grubu mecliste bir son dakika oldu bittisi yaratarak izinsiz Kuran kurslanna "dolaylı teşvik" yerine geçecek bir maddeyi TCK'ya ekledi.
Diyanet'in ülkede 5 bin kadar Kuran kursu var. Bunların önemli bir kısmı talep olmadığı için kapanmış durumda.
Demek ki amaç Kuran öğretmek değil, yasa dışı tekke ve zaviyelerle tarikat okullarında militan yetiştirmektir. Bu faaliyetleri hapis cezası kapsamından çıkarmak, iyi niyetle açıklanamaz.
Çocuklara, rejime, hatta dine zarar verecek bir boşluk yaratılmıştır.
İmam hatipleştirme
Türkiye bu olayı tartışırken Milli Eğitim Bakanlığı'nın uygulamalı din eğitimi ile ilgili hazırlığı gürültüde kayboldu.
Bakanlığın yeni öğretim yılı ile ilgili "Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi" dersi müfredatı, camide abdest ve namaz uygulaması, okulda Kuran okunması ve kabir ziyaretine kadar ayrıntılar içeriyor.
Sanki gizli bir irade, imam hatiplerin orta kısmını kapatan karara karşı bütün okulları imam hatip haline getirerek 28 Şubat'in rövanşını alıyor!
Akıl dışı tırmanışı izlemekte zorlanmaya başladık.
Dün Emin Çölaşan'ın açıkladığı bir anket, Milli Eğitim Bakanlığı'nın koruyucu olmadığını, tam tersine "korunmayı gerektiren tehdit"
oluşturduğunu düşündürecek bir ibrettir.
Bakanlığın uygun görerek öğrenci velilerine sorulmasına izin verdiği sorulan sormak suçtur. Kişinin dini inançlarını deşifre etmeye yönelik sorulara laik devletin eğitim bakanlığı nasıl aracılık eder?
Bu soruların sorulması bile devlet terörüdür.
Lütfen bugünkü VATAN'da ayrıntıları ile verilen anket sorularını dikkatle okuyun.
Org. Özkök uyarmıştı
Çocuğu kafayı bu meselelere takmış bir zihniyetin elinde iken kimse huzurlu olamaz.
Başbakan millete huzur ve güven vermek zorundadır. Gerici özlemleri anket kılığına sokup kitlelere yayanlar ülkenin başkentinde bu cüreti gösterebiliyorsa gözden uzak yerlerde neler yapmazlar?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök 20 Nisan'daki konuşmasında dikkat çekici bir uyanda bulunmuştu.
İrticai unsurların demokrasinin hoşgörüsünü ustalıkla kullanarak bir aldatma içine girdiklerini belirtmiş ve şöyle demişti:
"İrticai hareket dini, bireysellikten çıkararak onu toplumun talepleri olarak siyasete yansıtma gayretlerini yoğunlaştırmıştır. Bu gayretlerde demokrasinin tüm meşru vasıtaları, bu kapsamda okul, yurt, şirket, dernek, vakıf, yazılı ve görsel medya, toplumu örgütleme ve yönlendirmede etkili olarak kullanılmaktadır."
İktidarın görevi bu yanlışı düzeltmektir.
Ama yazık ki yanlışın büyüğü iktidardan ve onun Milli Eğitim Bakanlığı 'ndan ürüyor. Nasıl olacak?
Dinle oynama!
AKP iktidarının laikliğe bağlılık sözlerini takıyye sayanlar sonunda haklı mı çıkacak?
Haberin Devamı

