Din sömürüsü

Tayyip Erdoğan değişim söylemi ve o söylemi bütünleyen icraatı ile başarılı bir imaj grafiği çizdi

Haberin Devamı

Tayyip Erdoğan değişim söylemi ve o söylemi bütünleyen icraatı ile başarılı bir imaj grafiği çizdi.

Fakat partinin Islâmi tabanından gelen talepleri seslendirmeye ve o doğrultuda tartışma yaratan adımlar atmaya başlamasından sonra çizgisinde bence kırılma oldu.

Ne kadar oldu, onu ölçecek bir araştırma yapmakta yarar vardır.

Güne erken başlayan bir dostum ilginç bir deneme yapmış geçen perşembe günü.

Bilimsel olmasa da ders veren, mesajı olan bir göstergedir.

Başbakan Erdoğan'ın Sun Valley konferansındaki bir sözü ile üç gazetenin genel yayın yönetmenlerine yaptığı açıklamalardan bazı cümleleri alt alta yazmış ve sonra da "Bu sözlerin kimlere ait olduğunu tahmin edin" diye bürosundaki alti elemanın, henüz gazete okumalarına fırsat bırakmadan önlerine koymuş..

Kime ne yakıştı?
"Din üzerinden siyaset yapmak, dini ideolojik bir araç haline getirmek, dine, demokrasiye ve insanlığa karşı suikast düzenlemekten farksızdır.."

Test uygulanan altı kişiden dördü bu sözün Atatürk'e ait olduğunu düşünmüşler.

Sonra öteki cümleleri okumuşlar:
1. "Türkiye'de dekolte aldı başını gidiyor. Karın kısmı açık pantolonlarla üniversiteye bile gidiliyor. Biz bunları düzenlemek için kanun çıkarıyor muyuz?"

2. "Özel ve vakıf üniversiteleri arasında ayrım yapalım diyoruz, isteyen kızlar özel ve vakıf üniversitelerine türbanla girebilir. Ama itiraz ediyorlar."

3. "Cuma namazlarında insanlar sokağa taşıyor. Cuma günü cami açığı var."

Teste katılanların tümü, tek fire vermeden bu üç cümlenin de Başbakan Erdoğan'a ait olduğunu tahmin edebilmişler..

Atatürk'e yakıştırılan söz de Başbakan Erdoğan'a aittir. Acaba niye altı kişiden birisi olsun o doğru sözü Tayyip Erdoğan'la bir araya getirmemiştir?

Çünkü din üzerinden siyaset yapmanın dik âlâsını oluşturan sömürü edebiyatına örnek o üç cümle aynı ağızdan çıkamaz da ondan! Aklın yolu bir..

Kabahatin adresi
Teste katılanların başarısız olduğunu söyleyebilir miyiz şimdi? Hayır.

Çünkü arıza onlarda değil, Tayyip Erdoğan'dan geliyor.

Başbakan'in yazılı metinden okuduğu resmi söylemi ile rahat bir ortamda açıkladığı samimi görüşleri arasındaki fark açıldıkça Erdoğan'ın imajı düşecek, halkın kafası, piyasaların hesabı karışacaktır.

Takıyye şüphesinin terörüne bu ülkeyi daha fazla mahkûm etmeyelim, yeter artık. Okuduğu metni başkası bile yazmış olsa Başbakan okuduğu doğruların sahibi olmalıdır.

Din sömürüsünden başını kaldırıp ülkenin gerçek sorunlarına eğilmelidir.

İşsizlik ve terör, Türkiye'de bir hükümetin bütün vaktini alacak, yetenek ve yaratıcılık isteyen sorunlardır.

Bu alanda sağlanacak başarı iktidarı hiçbir günahkâr sömürüye muhtaç etmeden sandıkların efendisi yapar.

DİĞER YENİ YAZILAR