Güzel yurdumuz bugün ve yarın yine “yüreği ağzında insanların ülkesi” olacak.
Halkın büyük kesimi, Paris’te infaz edilen üç PKK’lı kadının intikamını almak bahanesiyle terör estirecek haydutlardan korkarak diken üstünde günler geçirecek.
İlk uyarıyı Bülent Arınç yaptı:
“Cenaze olayının daha büyük bir provokasyona dönüşmemesi gerekir. İçişleri Bakanlığı gerekli tedbiri alacaktır!”
Devlet istihbaratının işaret ettiği tehdidi dikkate alan daha açık uyarı Başbakan’dan geldi. Başbakan şöyle dedi:
“Birçok provokasyonlar hazırlanabilir. Bu cenazeler istismar vesilesi kılınabilir. İnanıyorum ki vatandaşlarımız oyuna gelmeyecektir. Başlattığımız barış süreci dinamitlenmek isteniyor. Kendi iç hesaplaşmalarının bedelini bu millet ödememeli.”
“Ne olur, ne olmaz” tedbirliliği değil bu açıklamalar. Sanki “istihbaratı alındı; mutlaka deneyecekler” algısı yansıtıyor.
Devlet hayatında bazı işler söylenmez, yapılır. Paris’te infaz edilen 3 PKK’lının cenaze töreni de işte o tür icraattandır.
Mikrofonu gören provokasyondan söz etmesin. Atalarımız “sakınan göze çöp batar” demiş.
BDP Genel Başkanı Demirtaş’ın hatırlattığı gibi “gereksiz hassasiyet” yaratmaktan sakınmak lâzım.
İnfaz edilen PKK’lı kadınlar barışçı çözümü destekliyorlardı ve gözdağı vermek uğruna katledildiler.
Çözüme müzakere yoluyla varılacağına inanan yığınlar, sorumluluklarını bilecektir.
Öcalan’ı önder kabul eden kitle, barışçı çözümü ne kadar hak ettiğinin de samimiyet sınavını verecektir.
Bugün ve yarınki cenaze törenleri çok önemli. Çünkü çok öğretici olacak.
Kobay bulmak zor
Müzakere yapmak için bir masa üstünde de en az iki öneri bulunması gerekir.
Masa kurulmadı henüz.
Öneriler de aydınlığa çıkmadı.
Şu anda barışçı çözümden yana olanlarda ümit yaratan tek değerlendirme bulunuyor.
İmralı’yı ziyaret eden Ahmet Türk’ün sözleri, cesaret veren bir başlangıç olarak çok değerlidir.
Ahmet Türk şunu demişti:
“Öcalan’ın istekleri, devletin kabul edemeyeceği şeyler değil.”
Bu söz kuvvetli bir başlangıç için kullanılmalıydı; olmadı.
İktidar oyuna dâhil etmek istediği partileri işin başında çözümlerini açıklamaya zorluyor.
Başbakan dün de CHP’yi hedef alarak şöyle dedi:
“Terörle mücadeleye yönelik bize bir önerisi, bir öneri paketi varsa kapımız sonuna kadar açıktır.”
Toplumun tepkisini muhalefet partilerinin üstünde denemek kurnazca bir taktik olabilir.
Ama kobay olmaya razı muhalif partiler bulmanın imkânsızlığı dikkate alınırsa boşa zaman kaybı olur.
İktidar, elini açmak zorunda olduğunu görmelidir.
Diken üstünde
Haberin Devamı

