Devletin temeli

Haberin Devamı

Adaleti devletin temeli sayan özdeyişin önemini kavramak için inşallah daha fazla geç kalmayız.

Çünkü temelden hoş olmayan sesler geliyor...

Dünkü gazetelerde “Haberal maddesi geri çekildi” başlığını okuyunca içimde bir umut ışığının parladığını hissettim.

Ama uzun sürmedi.

Bilindiği gibi Meclis komisyonundaki torba yasaya Ergenekon davası bağlamında Prof. Mehmet Haberal’ın tazminat ödemeye mahkûm ettirdiği 9 hâkimi kurtaracak bir yasa teklifi eklenmişti.

Teklif yasalaştığı takdirde insanlar, taraflı ve haksız kararları yüzünden kendilerini mağdur eden hâkimler aleyhine dava açamayacak, Haberal’ın mahkûm ettirdiği 9 hâkim de kurtulacaktır.

Böyle bir hukuk faciasının hesap verme korkusundan kurtulan kamu personelini iktidarın kanunsuz emirlerine “amade” hale getireceğini tahmin etmek zor değildir.

Taktik ricat...

İktidarın bu maddeyi muhalefetin “torba yasayı mecliste kilitleriz” tehdidinden korkarak da olsa geri çekmesi demokratik hukuk devletinin başarısı sayılırdı.

AKP 9’uncu iktidar yılında hukuk devletine ısınmaya başlamış olabilir miydi?

Hayır; AKP yöneticisi Canikli bunun torba yasayı kurtarmaya dönük bir taktik çekilme olduğunu, suç işleyen kamu görevlilerini tazminat davalarına muhatap olmaktan koruyan teklifi yasalaştırmaktan vazgeçmeyeceklerini açıkladı.

Dün önemli bir dava daha sonuçlandı: Askeri Şûra kararına rağmen üst rütbeye terfi ettirilmeyen üç general, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde açtıkları davayı kazandılar.

Şimdi buna sevinebilirler mi?

Terfilerini alacaklarından emin olabilirler mi?

Yine hayır... AKP sözcüsü anında kararın “Anayasa ihlâli” olduğunu ilân etmiştir.

Daha önce de Başbakan mahkemeyi tehdit etmiş ve beğenmedikleri bir karar çıkarsa meclisteki çoğunlukları eliyle karşı tedbir üreteceklerini haber vermişti.

Sayı üstünlüğüne dayanan metinler kanun olabilir ama hukuk olmaz.

Geç olmadan...

Güçler ayrılığı ilkesinin yerle bir edildiği bu dönemi tarih “korku toplumu ve korku ülkesi“ diye anacaktır.

Böyle bir şöhret, övülmeye ve övünmeye lâyık başarılar varsa tümünü örtecektir.

Eski Yargıtay Başkanı Prof. Sami Selçuk, bu iktidara kredisini esirgememiş bir bilim ve hukuk adamıdır.

Anayasa konulu bir toplantıda, halkın 12 Eylül’deki referandumda neye oy verdiğini bilmeden sandığa gittiklerini söyledi.

“Bilmediğimiz şeyleri oylarsak bilmediğimiz sonuçlara katlanmak zorunda kalırız” dedi.

Yargının yıllardır yürütme kuşatması altında olduğunu belirttikten sonra “Ben böyle bir Türkiye’de artık yaşamak istemiyorum” dedi.

Türkiye’yi yeni baştan kuracak anayasayı, devlette on yıl görev almayacak insanların yapmasını önerdi.

İyi ama kendine uyan kanunlar üretmeye alışmış AKP iktidarı, hukukun egemenliğine razı olur mu?

Dileriz olur ve o uyanışı toplumsal patlamaya sebep olmadan gerçekleştirir!

DİĞER YENİ YAZILAR