Devlet içinde devlet

Haberin Devamı

Özel yetkili mahkemelerin varlığına son veren kararın özünde ne gibi bir sebep yatıyordu?

Buna sayfalar dolusu cevap yazmak mümkündür.

Ama zahmete gerek yok en can alıcı özeti Başbakan Erdoğan yapmıştır.

Başbakan “devlet içinde devlet hâline geldikleri için” bu mahkemelere son noktayı koyduklarını açıkça ilân etmiştir.

Buna rağmen özel yetkili mahkemeler tarihe karışmış değil. Ellerindeki davaları sonuna kadar götürecekler.

Böyle bir adalet olur mu?

Eğer özel mahkemeleri adaletine güvenemediğin için kaldırıyorsan, elindeki davaları, içlerinde masumların da bulunduğu insanları hangi bahane ile adaletine güvenmediğin mahkemeye terk ediyorsun?

Sanık mı yoksa rehin mi bunlar?

Vicdanlarda bitti

Eğer hukuk adam gibi işleseydi 330 asker özel mahkemenin eline terk edilmez, ağır hapis cezalarına hüküm giymeleri seyredilmezdi.

Özel mahkemelerin baktığı davaların siyasi intikama odaklanmış bir operasyon olduğu, daha işin başında belli olmuştu.

Suçlayan delillerin sahte olduğu şüphesi, mahkeme başkanını bilirkişi incelemesi ihtiyacına sevk etmişti.

Ama başaramadı.

Zamanı yetmedi.

Mahkeme başkanı, davanın görülmeye başlayacağı tarihten birkaç gün önce başka bir göreve atandı!

Sonra delillerin sahte ve çürük olduğuna dair şikâyetlere eklenen bilirkişi taleplerinin, tanık çağırma isteklerinin adil bir mahkemeye yakışmayacak biçimde geri çevrildiği uzun kahredici günler...

En sonunda da “ön yargı” ile zaten başta hüküm giymiş 330 asker hakkındaki mahkûmiyet kararlarının açıklanması...

Hemen kapansın

Kamu vicdanı ağır yara almıştır.

İtibarsızlaştırma ve intikam kastı o kadar yapışık ikiz olmuştur ki, mahkeme kararında, sanıkların “çürük” dediği delillerin Genelkurmay’da asıllarının bulunduğu iddia edilmiştir.

Genelkurmay Başkanlığı da internet sitesinde bu iddiayı derhal yalanlayan bir açıklama yaptı dün.

Açıklamada “Tüm delillerin asıllarının bulunduğu ve Genelkurmay Başkanlığı’nca mahkemeye gönderildiği şeklinde basında yer alan iddialar asılsızdır” denildi.

Bakalım iftira üstüne kurulan bu dava, vicdanları kanatmak pahasına daha ne süre gündemde kalmaya devam edecek?

Temyiz hemen...

Yargıtay, davanın yargı kurumuna dönük inanç ve güven duygusuna verdiği zararları da düşünerek temyiz incelemesini mümkün olan en kısa zamanda başlatmalıdır.

Darbe örgütleyenler hazırlık aşamasında bile yakalansalar en ağır şekilde ceza görmelidirler.

Askeri vesayet gölgesinin demokrasimiz üstünden kalkması elbette mutluluk veren bir ilerlemedir.

Ama iftira, hele siyasi ve ideolojik nedenlere dayanan iftira hiç kimseye başarı veya tatmin sağlamamalıdır.

Adil olmayan, devlet içinde devlet hâline gelmiş yargının ömrü hiçbir bahane ile uzatılmamalıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR