Devlet?. Hayret!.

Klasik devlet anlayışının esaslı değişime uğrayacağını gösteren işaretler çoğalmaya başladı.IMF programına, bir yandan üretimi teşvik ederek, bir yandan da ihmale uğrayan sosyal boyutunu güçlendirerek yeni bir dinamizm kazandırma niyeti eyleme geçiyor.

Haberin Devamı

Klasik devlet anlayışının esaslı değişime uğrayacağını gösteren işaretler çoğalmaya başladı.

IMF programına, bir yandan üretimi teşvik ederek, bir yandan da ihmale uğrayan sosyal boyutunu güçlendirerek yeni bir dinamizm kazandırma niyeti eyleme geçiyor.

Maliye Bakanı Unakıtan dün "Türkiye, tarihinin en büyük küçülmesini yaşadı. Bir günde dolar 680 bin liradan 1 milyon 300 bine çıktı. Bir gecede milyonlarca vatandaşımız işsiz kaldı. Af çıkarıp vergi ödeme arzusunu törpülemek istemiyorum ama bu yaraları sarmamız lâzım" dedi.

Hükümet toplam değeri 10 katrilyon lirayı bulan 180 bin vergi dosyasında uzlaşma sağlamak için, asıl verginin ödenmesi koşulu ile ceza ve faizlerde büyük çaplı indirimler öngören bir af yasası hazırlıyor.

Sanayi Bakanı Ali Coşkun da, "zorunlu tasarruf" adı altında çalışanlardan toplanan ve bugün 12 katrilyon liraya ulaşan kaynağın 3 katrilyon liralık kısmının şubat ve mart aylarında hak sahiplerine geri ödeneceğini açıkladı.


En şanslı hamle
Alışılmamış bir durum bu..

Devlet alacağının bir kısmından vazgeçiyor, bir yandan da ele geçirdiği bir kaynağın üstüne yatma alışkanlığını terkederek bunları sahiplerine geri ödemeye razı oluyor.

Eskiden olsa "duy da inanma" tepkisine müstahak bir hayal şimdi gerçekleşme ihtimali yüksek bir beklentiye dönüşüyor.

Değişim yıllardır beyaz yalanlar olarak kaldı, insana öncelik veren anlayışın devleti de güçlendireceği gerçeği, bürokratik devletin çelik duvarlarında delik açamadı.

Değişimin en cesur önderi Turgut Özal bile olgunluğunu devlet kademelerinde kazanmış bir siyasetçiydi.

AKP iktidarı İslâmi ideolojinin çıkmaz sokaklarına sapmadığı takdirde bu deneyin en şanslı hamlesini gerçekleştirecektir.


İş yapana dost
Devlet ve bürokrasi geleneğinden gelmeyen bir ekip bugün iktidardadır.

Tayyip Erdoğan da dahil, ekonominin kilit bakanlıklarına getirilen Ali Babacan, Kemal Unakıtan, Ali Coşkun üretimi, piyasayı, insan çalıştırmayı, vergi ödemeyi, zorluklarını yaşayarak öğrenen siyasetçiler..

Bu ekipte, şimdiye kadar lâfta kalan büyük değişimi gerçekleştirme potansiyeli var.

Bu iktidarın içgüdüsel tepkileri devletten önce toplumu korumak yönünde olacaktır. Böylelikle üretimin, istihdamın, ekonomik büyümenin ve bunların yan ürünü olarak sosyal gelişmenin önündeki devlet engelleri ilk kez gerçek anlamda etkilerini kaybedecektir.

Türkiye şimdiye kadar iş yapanlara dost bir iktidarın eksikliğini yaşadığı için hak ettiği ölçüde büyümedi, rahat edemedi.

Devlet merkezli otoriter anlayış Türkiye'yi sadece küçülttü ve kirletti. Değişim konusunda yakalanan büyük farklılığa kredi tanımak lâzım.

DİĞER YENİ YAZILAR