Güneydoğu'daki isyan provasının, önceden planlanmış eylemler olduğuna inanmalı mıyız?
Başbakan Yardımcısı Gül partisinin dünkü MKYK toplantısında şunu dedi:
"PKK çok büyük hazırlık içindeydi. Daha büyük bir planlaması vardı. İstihbarat örgütleri iyi çalıştı, neler yapılacağı öğrenildi, gerekli önlemler alınıp olayların büyümesi engellendi."
Beceriksiz iktidarlar ağır bedel ödenmiş siyasal-toplumsal olayların ardından halka "Buna da şükür, ucuz kurtulmuşuz" dedirtecek kurnazlık numaralarına sığınırlar.
Acaba bu da öyle bir şey mi?
Hayır, elde ettiğimiz bilgiler Gül'ü doğruluyor. Zaten güvenlik güçlerinin olaylara müdahale sırasında gösterdikleri yumuşak tutum, polisin önceden uyarılmış olduğunu ortaya koyuyor.
Buna rağmen olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı sekize ulaşmıştır.
Uyanma belirtileri
Ölenlerin çocuk ve çocuk yaşta gençler olması, bölücü örgütün amacına yürümek için, haklarını koruduğunu iddia ettiği insanların cesetlerine basmaktan vazgeçmediğini de ortaya koyuyor.
Bu çok doğaldır. Çünkü PKK'nın yenildiği son savaşın anılarını muhafaza eden yetişkinleri tekrar devlete karşı kışkırtma gücüne bölücü örgüt sahip değildir.
Yapabileceği şey, terör dönemini yaşamamış çocukları ve gençleri kandırıp kışkırtmaktır. Zaten PKK de içerdeki ve dıştaki işbirlikçileriyle bunu yapıyor.
İktidardaki uyku hali dün biraz dağılmış gibiydi. İçişleri Bakanı Aksu nihayet Diyarbakır'a gitti ve o da orada "Çocuklara ve gençlere sahip çıkalım" çağrısı yaptı.
Hükümet yetkilileri, terörle mücadelede etkinliği artırma amaçlı yasal düzenleme taleplerinin değerlendirileceğini belirtiyorlar.
Dışişleri Bakanı Gül'ün belirttiğine göre "demokratik süreçten geri adım atılmaması koşuluyla" her önlem alınacaktır.
Sahte kahramanlar
Bunu izleyeceğiz ve eminiz ki devlet otoritesinin bölgede yeniden tesis edilmesi en çok çocuklarının hangi meşum tahrikin girdabında kaybolacağı korkusu içinde cehennem hayati yaşayan aileleri mutlu edecektir.
O çocukları ateşe atmanın hiçbir bahanesi olamaz.
Toplum tek bir yumruk olup ihanete dışardan sağlanan yardıma gür bir sesle tepkisini göstermeli, bu çocukların üstünden siyaset yapıp kahraman olmaya soyunan fırsatçıları pişman etmelidir.
Bu ülkenin adaleti kışkırtıcıya, suça özendirdiği çocuktan daha acımasız davranır. Bunu görmek isteriz.
Suça sevkettigi çocuklar ölürken terör örgütü propagandası yapan belediye başkanları kurtarıcı edasıyla nasıl ortada dolaşabiliyorlar?
Devlet başa!
Güneydoğu'daki isyan provasının, önceden planlanmış eylemler olduğuna inanmalı mıyız?
Haberin Devamı

