Avrupa Birliği sürecinin getireceği haklar arasında yaşadığınız ülkeye ihanet etme özgürlüğü bulunabilir mi?
Elbette olacak şey değil ama Türkiye'deki psikolojik çözülme sanki "ihanete özgürlük" tanındığı duygusunu uyandırıyor.
Son yasa değişiklikleri yüzünden polisin güç ve etkinlik kaybettiği şikâyetleri, bölücü ve gerici gösterilere müdahale eden güvenlik kuvvetlerinin isteksizliği ile kasıtlı olarak desteklendi ise bu yanlış bir iş olmuştur.
Bürokrasi sıkıntısını doğrudan ortaya koyar, hisse çıkarılacak kıssalar yaratmaya kalkışmaz. Son zamanlarda biraz öyle oldu.
Polisin Fatih Camii avlusundaki hilâfet gösterisinde Atatürk'e ve cumhuriyete yönelik küfürleri bir saat dinlemesi...
Apo için Gemlik'e gitmek üzere Türkiye'nin dört bir yanından yola çıkarılan yüze yakın otobüsün daha başlta durdurulmayıp yol boyundaki kentler için tehlike oluşturmasına göz yumulması...
Bunlar büyük hata olmuştur.
Meclis ne zaman?
Çağdaş devletin vatandaşına tanıdığı hak ve özgürlükler, güvenlik zaafı yaratmaz. Eğer yaratıyorsa bunun iki nedeni olabilir:
Devlet zaten sorunludur veya yeni özgürlükleri çok görenler tertip peşindedirler.
Türkiye, ihanetin içten ve dıştan daha fazla destek gördüğü dönemde bile PKK terörünü yenmeyi başarmış, bugünlere tecrübe zenginliği ile gelmiştir.
Demek ki çare özgürlükleri feda etmeden Türkiye'nin bütünlüğüne ve laik rejimine yönelik ihanetin önünü kesecek yasal tedbirleri üretmektir.
El Kaide saldırısından sonra İngiltere'nin kendisini savunmakta gösterdiği refleksi AKP hükümeti ibret almalı.
Terörle mücadelede devleti güçlendirecek yasal değişiklikleri yapacak meclisi olağanüstü toplantıya çağırmak için acaba daha ne olmasını bekliyorlar?
Milleti korumak...
Apo, Kürt kökenli vatandaşları ihanetine ortak olmaya zorlamak için bebekleri dahi öldürmekten çekinmedi. Şu sözlerine ifade tutanakları tanıklık ediyor:
"HEP kökenli milletvekili adaylarının seçiminde etkili oldum.. 1991 yılında HEP'e oy vermeyen herkesin tavuğunu bile öldürün diye talimat verdim.."
Bu canavar şimdi, eşiti olan hainlerin hayalini bile kuramadıkları bir konfor ve güvenlik ortamında yaşarken, idam cezasını kaldırarak canını bağışlayan bu milleti ırkçı bir boğazlaşmaya sürüklemeye uğraşıyor.
Terörist başı, devlete karşı kaybettiği savaşı şimdi millete yöneltti.
Akıl, yürek, vicdan en çok bugünler için lâzım. Polis, asker, savcı, hakim, ülkenin birliğini ve rejimin güvenliğini korumak bahsinde hiç bir engel tanımamalı.
Bu görevin mazereti, yasal boşluğu olmaz. Birliğe ve rejime ihanet edenler devlete ve yasalara toslamalıdırlar.
İhanetin anaforuna kapılanlara derslerini vermek halka düşen bir mecburiyet görüntüsü alırsa... Büyük felâket işte asıl o olur.
Devlet başa!
Avrupa Birliği sürecinin getireceği haklar arasında yaşadığınız ülkeye ihanet etme özgürlüğü bulunabilir mi?
Haberin Devamı

