Atalarımız “zararın neresinden dönülse kârdır” demişler. Operasyonun ilk sonuçları bile bu sözü doğruluyor.
Genelkurmay Başkanlığı dün iki günde 49 teröristin öldürüldüğünü duyurdu.
Bölgedeki sıcak takibin ve ona eşlik eden nokta operasyonların hız kesmeden sürdüğü bildiriliyor.
Yorulan birlikler yeni, zinde kuvvetlerle değiştiriliyor.
Terör örgütünün verdiği kayıpların artacağı söyleniyor.
Çukurca’nın intikamının alınıyor olması, “kanları yerde kalmayacak” sözlerinin boş lâf olmadığının ispat edilmesi elbette önemlidir.
Ama daha önemli olan, karar vermiş bir devlet karşısında hiçbir kötücül gücün ayakta kalamayacağı gerçeğinin dosta düşmana kanıtlanıyor olmasıdır.
Bir önemli deyiş daha var:
Ya devlet başa, ya kuzgun leşe...
Devlet ayağa kalktığı zaman meselenin yarısı halledilmiş oluyor zaten. Gerisi inanarak mücadele etmek, güvenerek sabretmektir.
Yanlışlar dizisi...
Düne kadar kışlalarına çekilen adeta düşman baskını bekleyen askeri birliklerin yarattığı boşluk terör örgütüne geniş hakimiyet alanları ve psikolojik üstünlük kazandırmıştı.
PKK’nın acımasızlığı, bölgedeki pek çok vatandaşı tarafını tayin ederken can kaygısı ile yanlış seçimlere sürüklemişti.
Devletin terör örgütü ile müzakere sürdürmesi, PKK’ya da büyük hesap hataları yaptırmıştır. Örgüt, uyguladığı şiddetin iktidarı hak pazarlığında cömert davranmaya mecbur ettiğini sanmıştır.
Bölücü cephenin bir kanadı devleti uysal bir pazarlıkçı olarak görmek hayali ile terör saldırılarına itiraz etmemiş, şahin kanat ise zaten demokratikleşmeyi istemediği ve şiddetten vazgeçmeye niyetli olmadığı için terörü arttırmıştır.
Yani bir kanat müzakere masasında elleri güçlensin diye terör örgütünün saldırılarına itiraz etmezken öteki kanat yeni Anayasaya bağlanan demokratik hak umutlarını sabote etmeye uğraşıyor.
Vuran kaçamasın
Şu anda kontrol, terörü amaç haline getirmiş ve hayat tarzı yapmış PKK’dadır.
Onu etkisiz hale getirmedikçe çözüm, huzur, barış gelmeyecektir ülkeye.
Doğru yolu olaylar işaret ediyor:
1. Terörle şu anda ulaştığımız bilinç kalitesinde savaşmayı, sonuç alana kadar sürdüreceğiz;
2. Yeni Anayasa’yı yaratacak uzlaşma zemininde de bölücü terörün bahanelerini yok edecek uzlaşmaları, çözümleri arayacağız.
Bize bir “ılımlı“ modeller yaratma hastalığı musallat oldu. “Ilımlı İslâm” ve “Ilımlı Laiklik” gibi, her şeyi sulandırıyoruz.
AKP iktidarının anladığı manada mücadele terörü geriletmemiş, azdırmıştır. Örgütün etkisini ve cüretini arttırmıştır. Düne kadar ne yapılmışsa, artık aksi yapılmalıdır.
Meselâ... Askeri birlikler kışlalarında oturmamalı, sürekli hareket halinde olmalı ve terörist gruplara değil kırı, dağları bile dar etmelidir.
Seçkin birlikler de nokta operasyonlar için kullanılmalıdır.
“Vur-kaç” yapan alçakların vursa bile kaçamaması ve örgütün çökertilmesi ancak böyle sağlanabilir.
Hiç bir neden Çukurca’yı unutturmamalıdır...
Devlet başa
Haberin Devamı

