Devir - teslim

MGK Genel Sekreteri Orgeneral Kılınç, bulanık suda balık avlama meraklılarını düş kırıklığına uğrattı. Çünkü onlar komutanın emekliye ayrılırken tozu dumana katan bir konuşma yapacağını bekliyorlardı

Haberin Devamı

MGK Genel Sekreteri Orgeneral Kılınç, bulanık suda balık avlama meraklılarını düş kırıklığına uğrattı.

Çünkü onlar komutanın emekliye ayrılırken tozu dumana katan bir konuşma yapacağını bekliyorlardı. Orgeneral Kılınç, düşündüklerini açıklıkla ifade etmekle beraber, demokrasiye saygılı bir askerin vakarını korumasını bildi ve gerginlikle beslenen çevrelerin beklentilerini boşa çıkardı.

Kendisi daha önce güvenlik stratejileri arasında Rusya-İran eksenini alternatif gösterdiği için AB üyeliğine karşı olduğu izlenimi uyanmıştı. Orgeneral Kılınç bunun doğru olmadığını, çok uluslu güvenlik anlayışının kaçınılmazlığı içinde AB üyeliğinin yarar getireceğini söyledi.

Yalnız devrettiği güvenlik sorunları üstündeki düşüncelerini açıklarken, ulusal bütünlüğümüze yönelik tehditler konusunda uyarılarını tekrarlamayı ihmal etmedi.

Türkiye'nin en önemli meselesi, ulusal bütünlüğünü korumaktır. Bu hedefin önündeki tehdit irtica ve etnik bölücülüktür. Bölücü terörü Baü hâlâ desteklemeye devam ediyor. "PKK'nın devamı olduğu halde Avrupa KADEK'i terör listesine almadı, almaya da niyetli görünmüyor.."

Bu tespit, hükümete yönelik bir görev uyarışıdır.

İkinci uyarı da şeriat arayışında olanlarla ilgilidir. Orgeneral Kılınç, milleti cemaat ve tarikatla bölmeye yönelik çabaların, siyasetten ve medyadan teşvik görmemesi gerektiğini belirtirken kuşkusuz askerlerin ortak hislerine tercüman oluyordu.

Bu arada son uyum paketi ile MGK Genel Sekreterliği için yaptığı "içi boşaltıldı" yorumunu biraz da duygusallığına vermek lâzım.

Çünkü icra yetkileri daraltıldığı halde MGK'nın ulusal güvenlik politikalarının oluşturulmasındaki işlevi sürecektir. Bu görevin demokratik normlara uygunluğu sağlanmış bir zeminde yürütülmesi Türkiye'nin güvenliğine zarar vermez ama AB yolundaki iddiasına güç kazandırır.

Eski komutana emeklilik yaşamında esenlik, yeni komutana başarılar diliyoruz.

Yapsınlar görelim
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, kamu vicdanına tercüman oluyor:

"Bir banka batsa, bazı şeyler gözden kaçmış dersiniz. Ama 20 tane battı. Bunlar hiç mi denetlenmedi? Denetlendi ama kurullardaki kişiler mi görevini yapmadı?"

Banka soygunları, topluma karşı en büyük adaletsizliktir. İsyan etmek herkesin, hepimizin hakkı.

Ama siyasi iktidarların görevi şikâyet etmek değil çare bulmaktır. Hele Adalet Bakanı, yargı denetiminin yetersizliğine çare üretirken "sessiz ve derinden" ilerlemek zorundadır.

Çünkü yargıdan ve kolluk kuvvetlerinden sorumlu bakanlann siyasi getiri sağlayan çıkışları adalete yardımcı olmuyor. Sadettin Tantan döneminde olduğu gibi hukukun gösteriye feda edilmesi, yanlışlara ve haksızlıklara davetiye çıkarıyor.

Halkın ahının yakında alınacağına dayanan vaatleri dinlemekten bıktık. Artık bunun gerçekleştiğini görmek, yağmanın ceremesini ödemekten kurtulmak istiyoruz.

Anayasayı bile değiştirecek çoğunluğa sahip AKP iktidarının hiçbir mazereti yoktur.

DİĞER YENİ YAZILAR